Afgan Toprakları; Pakistan İç Krizinin Kurbanı Değildir!

Yazan: Refik

Geçmişte olduğu gibi Pakistan askeri rejimi yine yalan iddialarını savunma ve dw kendi iç karışıklıkları ve krizleriyle yüzleşme bahanesiyle Afgan topraklarını ve hava sahasını ihlal etmekte ve Afganların şehit olmasına yol açmaktadır; bunu da bu mazlum ve silahsız Afganların Pakistan’daki iç karışıklıkların, boğucu ekonomik, güvenlik ve siyasi krizinin sebebi olduğu iddiası temelinde yapıyor.

Kendilerine zarar veren Afganları engellemek için onlarla geçiş noktalarını, yolları ve sözde sınırları kapattık, orada ikamet eden Afgan muhacirlerin vatanlarına dönmelerine izin verdik ve komşuluk hakkı bahanesiyle bize dayattıkları, Afganlara zarar verme mahiyetinde olan ve bize baskı yapmak ve çürük iddialarını gerekçelendirmek için bahane edindikleri her haksız şartı onlardan kabul ettik. Şöyle deniyordu: Yollar kapalı, Afganistan’dan hiçbir saldırıya maruz kalmadınız, o halde size saldırılar nereden geliyor?

Daha önce de bugün olduğu gibi, Host ve Paktia vilayetlerinin yanı sıra Kunar ve Paktika’da benzer saldırılar ve vahşi uygulamalar tekrarlanmış ve yüzlerce silahsız ve masum sivilin şehit olmasıyla sonuçlanmıştır. Bununla birlikte, biz ihtiyatlılık yaklaşımına bağlı kalarak askeri rejimin dikkatini onun gelişigüzel hareketlerine ve basiretsizliğine hamlettik. İç güvenlik çözülmesi ve gruplar arası ihtilaflar, her devlete mahsus iç problemlerdir ve o rejimde iktidar dizginlerini elinde tutan liderlikler bunların sebeplerini apaçık bilir; keza onlar, kendilerine karşı mücadele yürüten fertlerin, kendi zalim velayetlerine ve işgalci egemenliklerine tabi kimseler olduğunu da tam manasıyla bilmektedir.

Dikkat çekici olan şudur ki Pakistan askeri rejimine karşı cephelerdeki askeri liderler, vilayet yetkilileri ve idare müdürleri bu mercilere açıkça kendilerinin asli Pakistan vatandaşları olduklarını, onlara karşı direndiklerini ve hitaplarını onlara yönelterek şöyle dediklerini ilan etmişlerdir: “Karşımızdaki çatışma meydanlarındaki yenilginizi, vahşetinizi sağır ve gelişigüzel bir araç olarak Afganlara yöneltmek suretiyle mi gerekçelendirmeye çalışıyorsunuz?”

Bugün, gelişigüzel hava saldırıları ve çürük hükümlerin hesap günüdür. Öfkenizin ve başarısızlıklarınızın akıbetini Afganlara yöneltmek suretiyle sınamaya çalışmak yanlış bir karardır; ilk kayıpları ekonomik, ticari ve rekabet alanlarında size görünmeye başlamıştır; ancak gelecek olan karşılık, intikam ve hesap sorma daha da ağır olacak ve o zaman Pakistan askeri rejimi bunun doğuracağı siyasi ve askeri sonuçları tek başına üstlenecektir.

Karşılık ve intikam bağlamında kusurlu noktalara işaret etmemiz bir zayıflık tutumundan kaynaklanmamakta, bilakis komşuluk hakkının edası ve mevcut Pakistan halkına duyulan merhametten kaynaklanan bir muamele olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple askeri rejimin kibirlilik ve gurur saikiyle kırmızı çizgileri aşmayı bırakması ve herhangi bir iddia veya davayı diyalog kanalları ve diğer ıslah edici vasıtalar yoluyla açıklığa kavuşturmaya çalışması gerekir; ta ki çürük ve gerekçesiz değerlendirmelerindeki olumsuz yönleri ve hatayı idrak edip değerlendirebilsin.

Evet!

Bugün Afganlar, her türlü modern savunma vasıtasına sahip olmalarının yanı sıra, taarruz başlatma ve misliyle karşılık verme gücüne de kavuşmuşlardır ve düzenlerini koruma, halklarının haklarını gözetme, aynı zamanda taarruz caydırıcılığı ve intikam yolunu yürütme ehliyetine sahiptirler. Bugün diyalog masalarına başvurma teklifimiz, Afganların asli ilkelerinden ve değerlerinden kaynaklanmaktadır; zira biz her zaman hasımlara ve rakiplere önce diyalog fırsatı tanımayı adet edinmişizdir; şayet bu fırsat kötüye kullanılırsa o zaman taarruz ve savaştan ibaret olan alternatif seçeneğe geçeriz ve o zaman silah ve çatışma meydanlarında hiçbir mantığa veya söze itibar etmeyiz.

Bununla birlikte, mevcut gerçekliğin gerektirdiklerine dayanarak şunu söyleyebiliriz ki diyalog ve müzakere fırsatı dağılmıştır. Artık yalnızca savunmayla yetinmek yerine, taarruz ve intikam yolunu izlemekteyiz; bunun gelecekteki kayıpları, düşmanın kibirliliğinin ve kötü değerlendirmesinin sonuçlarını idrak etmesine yol açacaktır. Yüce ve Kadir olan Allah’tan, zalim rejimin vahşi saldırılarının kurbanlarını telafi etmesini, şehitlerini kabul etmesini ve yakınlarına ecir, sabır ve teselli lütfetmesini dileriz.

Exit mobile version