Afgan Sivillere Yönelik Saldırılar Kendi İç Sorunlarınızı Gizleyemez!

Yazan: Eslem

Pakistan’ın son dönemde Afganistan içinde gerçekleştirdiği askeri saldırılar bir kez daha şu soruyu gündeme getirmiştir: Yerleşim bölgelerini ve sivilleri hedef almak, bu hükümetin kendi dahili, güvenlik ve siyasi sorunlarını gerçekten çözebilir mi? Bu saldırılar sırasında masum siviller zarar gördüğünde mesele artık bir askeri eylemle sınırlı kalmayacaktır. Etkileri ve sonuçları her iki ülkenin sınırlarını aşacak hassas, ciddi bir soruna dönüşecektir.

Son yıllarda Pakistan, kendi başarısız politikaları yüzünden güvensizlik ve silahlı grup faaliyetlerinden kaynaklı ekonomik sıkıntılara ve toplumsal baskılara kadar uzun bir iç sorunlar listesiyle karşı karşıya kalmış durumda. Şimdi bu rejim, çeşitli vasıtalarla kendi başarısızlıklarının ve rezilliklerinin üzerine bir perde çekmeye çalışıyor. Afganistan’a yönelik bu saldırıları kullanarak gerçekte halkın dikkatini bir süre kendi iç sorunlarından uzaklaştırmak istiyor; ancak bu tür başarısız bir yaklaşım, oluşmasına bizzat yardım ettiği güvensizliği ortadan kaldıramaz ve bu ülkenin ekonomik, toplumsal ve diğer sorunlarını da çözemez.

Pakistan halkı kendine şunu sormalıdır: Bölgede süregelen askeri çatışmanın bedelini sonunda kim ödemektedir? Halihazırda bunca sorun ve baskı altında zorlukla ayakta duran bir ekonomi, istikrar ve ilerlemeye doğru gitmek yerine, başarısız ve krizlerle dolu bir güvenlik stratejisinin bedelini daha ne kadar omuzlarında taşımak zorunda kalacaktır?

Bir başka husus olarak kendi hakları için silaha sarılan ve mevcut durumları da geçmiş Pakistan hükümetlerinin onlara yönelik politikaları tarafından şekillendirilmiş olan gruplar meselesi de bir kenara bırakılamaz.

Geçtiğimiz onlarca yıl boyunca bu rejim, her zaman kendi iç sorunlarını ve kendi kötü yönetimini başkalarına yıkmaya çalışmış ve bunu yaparken diğer ülkelerin güvenliğini de riske atmıştır. Siyasi amaçlarla kullanılan Afganistan içindeki bu saldırıların, sonunda kontrolden çıkabileceği ve başlangıçta bunlardan fayda sağlaması düşünülen aynı toplumu kendi kötü sonuçlarıyla yüz yüze getirebileceği herkes için açıktır.

Bugün Afganistan çeşitli bahanelerle hedef alınıyorsa bu iddialara ve mazeretlere karşı koymanın etkili yolu, bu rejimin kendi geçmişteki başarısız tecrübelerinden ders almasıdır. Eğer Afgan halkının güç yoluyla taleplerine boyun eğeceğini düşünüyorsa bu umudunu mezara götürmelidir; çünkü bu özgür halk, kendi kabiliyetini ve kararlılığını defalarca ispatlamıştır. Zorlanırlarsa işgalcileri kovmak için her türlü fedakarlıktan geri durmayacaklar ve işgalcilerin burunlarını toza ve kana bulayacaklardır.

Afganistan ve Pakistan halkları, bu kukla hükümetin kendi vaatlerine ve anlaşmalarına bir kez olsun sadık kalmadığını ve bunun yerine her zaman aldatma ve ihanet yolunu tuttuğunu bilmektedir. Bunun gibi paralı, hain, kendi zevkine düşkün bir hükümet, kendi halkının sorunlarını asla çözemez veya onların taleplerine cevap veremez.

Bu konuda, Pakistan’ın kendi halkı herkesten daha fazla şunu sorma hakkına sahiptir: güvensizlik neden halen sürüyor? Ekonomi neden halen baskı altında? Ve geçtiğimiz onlarca yılın politikaları neden halen ağır sonuçlarıyla bu ülkeyi yüklenmeye devam ediyor? Bu soruların ve Pakistan’ın kendi iç sorunlarının cevapları gerçekten kendi sınırlarının dışında, sivilleri hedef almada mı aranmalıdır?

Afganistan ve Pakistan iki komşu ülkedir. Eğer bu rejim kendi iç sorunlarının tek çözümünü kendi sınırlarının dışında arıyor ve kendi iç huzursuzluğu için bir bahane olarak Afganistan’a karşı saldırganlığı kullanıyorsa bu haksızlığın ve kötülüğün sonuçlarının ve neticelerinin farkında olmalıdır.

Exit mobile version