Cesur ve Yiğit Şehid Seyyid Münir Vehhab’ın (rahimehullah) Hayatı ve Mirasına Dair Kısa Bir Kıssa

Seyyid Muhsin’in oğlu cesur, yiğit ve sebatkar mümin Seyyid Münir Vehhab (rahimehullah), Logar vilayetinin Baraki Barak ilçesine bağlı Hoskhel köyünde ikamet ediyordu. H.Ş. 1375 yılında dindar bir ailede dünyaya geldi.

Eğitimi:
İlk ve orta öğretimini köyündeki Çelozai Lisesi’nde tamamladı ve on ikinci sınıfa kadar okudu. Küçük yaşlardan itibaren din, ahlak ve saf İslam itikadına sahip bir insandı ve İslami değerlere derin bir sevgi duyardı.
Cihat Başlangıcı:
Yabancı işgalciler sevgili vatanı işgal edip imanlı her Afgan’ın huzurunu elinden aldığında Seyyid Münir Vehhab da hakikat yolunda çabalayanların kervanına katıldı. H.Ş.1393 yılında, Afganistan İslam Emirliği (IEA) saflarında mücadelesine başladı ve bu yolu büyük bir samimiyet, cesaret ve sebatla takip etti.

Cihat Alanında:
Terbiyeli, dürüst ve cesur bir bireydi. Cihada karşı muazzam bir sevgisi vardı; ne zaman cephe görevi gelse aşırı sevinç duyar, eğer görev dışı bırakılırsa derin bir üzüntü hissederdi. Cesareti ve yiğitliği, arkadaşları için bir saygı ve korku kaynağıydı. Akranları arasında samimiyet, takva ve cesaretle tanınırdı. Savaş alanında her zaman ön saftaki savaşçılar arasındaydı ve tehlikeden asla kaçmadı.

Nangarhar’a Görevlendirilme:
Daeşçi Haricilere karşı operasyonlar başladığında mücahid birliği, Logar’dan Nangarhar’ın Şirzad ilçesine gönderildi. Şehid Vehhab da arkadaşlarıyla birlikte oraya gitti ve düşmana karşı büyük bir cesaretle savaştı. Mücahidlerin gerçekleştirdiği operasyonlarda birçok düşman mevzisi ele geçirildi ve ağır kayıplar verdirildi. Şehid Vehhab bu operasyonlara aktif olarak katıldı ve de cesaret ve yiğitlik dolu eylemler gerçekleştirdi.

Arkadaşlarına Sevgisi:
Şehid Vehhab, ayrılmadan önce yakın arkadaşlarına ailesine haber verilmemesini tembihlemişti. Bu, onun cihada olan bağlılığının derinliğini ve ona olan güçlü tutkusunu yansıtıyor.
Arkadaşlarına göre, ne zaman savaşa gitseler herkese büyük bir samimiyetle veda eder ve onlardan dua etmelerini isterdi.

Son savaş ve şehadet anı:
Gecenin karanlık perdesi henüz tam olarak kalkmamıştı ki savaşın ateşi yeniden alevlendi. Dağların sessizliği silah seslerinin yankısıyla bozuldu ve havaya barut kokusu yayıldı. Düşman mevzilerinden sürekli ateş geliyordu ancak mücahidler dağların yüce zirveleri gibi dimdik duruyorlardı. Savaşın bu yoğun anlarında ağır silahların sesi yükseldi ve havan ateşi ihtiyacı ortaya çıktı. Arkadaşlar bu ağır sorumluluğu kimin üstleneceğini sordu.

Kelam tamamlanmadan önce Vehhab (rahimehullah) cesaret dolu bir sesle yanıt verdi: “Ben giderim, siz kendi görevinize odaklanın!”
Cephane yükünü omzuna aldı ve sarsılmaz bir kararlılıkla tehlikenin içine doğru adım attı. Düşman mevzilerine isabetli saldırılar başlattı; her mermi, düşman siperlerine yanan bir alev gibi düşüyordu. Ancak kader başka bir şey yazmıştı…
Vehhab (rahimehullah) pozisyonunu değiştirirken aniden yerden bir ateş alevi yükseldi ve düşmanın döşediği kara mayını patladı.

Vehhab ağır yaralandı ancak kararlılığını kaybetmemişti. Kan akıntıları arasında, halen uçma niyetindeki yaralı bir doğan gibi kendisini ön saftan geri çekti.
Arkadaşları onu hızla tahliye etmeye çalıştı ancak sakin bir şekilde şöyle dedi: “Beni indirmeyin… Nasıl olsa şehit olacağım… Benim yüzümden sadece acı çekersiniz…”
Ancak şefkatli arkadaşları sözlerine kulak asmadı ve tedavi için onu taşıdılar.
Yolun yarısına bile gelmemişlerdi ki hayatının ışığı yavaş yavaş, yavaş yavaş sönmeye başladı…

Ve nihayet, o cesur mücahid, Allah’a verdiği sözü yerine getirdi ve şehadet uykusuna daldı.
(Biz onu böyle biliyoruz, hesabını görecek olan Allah’tır.)
Dağların eteklerinde, kanından çiçekler açtı ve yiğitliğin bir başka hikayesi daha tarihin sayfalarına emanet edildi. (Allah ona geniş rahmetiyle rahmet etsin.)
Şehadet tarihi ve yeri:
Şehid Seyyid Münir Vehhab (rahimehullah), H.Ş 27 Mizan 1398 Çarşamba günü, Nangarhar vilayetinin Şirzad ilçesinin bölgelerinde şehadet şerefine erişti.

Kişisel Özellikleri:
Terbiyeli, mütevazı, cesur ve samimi bir mücahit idi. Arkadaşlarına olan sevgisi, dindeki samimiyeti ve mücadele tutkusu, kişiliğinin kilit yönleriydi. Her zaman ön saftaydı, zorluklar karşısında sabırlıydı ve hedefi yolunda sebatkardı.

Exit mobile version