İslamsız Hilafet! Bölüm 1

Halil İbham

 

Tarihi Sapmanın Köklerinin, Çelişkilerinin ve Sonuçlarının Analizi
Giriş:
Son zamanlarda, İslam dünyası acı verici ve şaşırtıcı bir olguya tanık oldu. Bu yıllar içinde, İslam Hilafetini canlandırdığını iddia eden bir grup ortaya çıktı. Bu grup, aşırı şiddet uygulayarak ve de Kuran ve Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetini tahrif edip yanlış yorumlayarak İslam’a sanki bu din kılıç ve kan dökmekten başka bir şey bilmiyormuş gibi bir görüntü verdi.

Bayraklarını yıkılmış şehirlerin, harap olmuş evlerin ve masumların cesetlerinin üzerinde dalgalandırdı, kutsal İslam adını vahşi ve şiddet dolu eylemleriyle kirletti. Ancak her samimi Müslüman’ın, her tarafsız ve aklı başında düşünürün kendisine sorması gereken temel soru şudur: Bu olgu gerçekten İslami miydi? Yoksa sadece, şiddeti meşrulaştırmak ve iktidar peşinde koşmak için din adının kullanıldığı politik bir oyundan mı ibaretti?
“İslamsız Hilafet” başlıklı bu makaleler dizisi, bu soruya belgeli ve bilimsel bir cevaptır. Bu yazılarda, kendisine “İslam Devleti” adını veren oluşumun, uygulamalarında İslam’ın temel prensipleriyle açıkça çeliştiğini ve halen de çelişmekte olduğunu, titizlikle, metodik ve tarafsız bir araştırmayla ortaya koyacağız.

Allah Teala şöyle buyurmuştur:
“Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)
Peki bu rahmet, kadınların ve çocukların öldürülmesini nasıl meşru kılabilir?
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur: “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

Bu asil amaç, vahşet ve zulüm ile nasıl bağdaşabilir?
Yapılan araştırmalar, “DAEŞ” veya “İslam Devleti” ya da “İslam Hilafeti” olarak meşhur olan şeyin, gerçekte İslamsız bir hilafetten ibaret olduğunu göstermektedir; sapkın, çarpık ve zehirli bir fikri yapı üzerine kurulu, Kitap ve Sünnet çerçevesinin dışında kalan bir proje. Kendi nefislerinden, İslam fıkhının muteber kaynaklarıyla hiçbir bağlantısı olmayan hükümler koydular. İslam’ı yaymanın sebebi olacaklarına, onun imajını küresel çapta en çok lekeleyen unsurlardan biri haline geldiler.

Bu dizide, aşağıdaki şekilde altı temel ve belirleyici eksen ele alınacaktır:
1- Sapmanın Tarihi Kökleri
Bu grubun hangi sapkın ve zehirli fikirlerden beslendiğini ve bu noktaya nasıl geldiğini göstermek için tarihe döneceğiz.
2- Yapay Şeriat ile Gerçek Şeriatın Karşı Karşıya Gelişi
Onların kanunlarını, İslam fıkhının kabul görmüş kaynaklarıyla karşılaştıracak ve her meselede doğru yoldan nasıl saptıklarını göstereceğiz.

3- Ahlakın Şiddetle Karşı Karşıya Gelişi
Bu projede, İslam’ın merkezindeki insan onuru kavramının nasıl ayaklar altına alındığını, insanın değerinden nasıl soyutlanıp sadece bir alete dönüştürüldüğünü araştıracağız.
4- İslam’ın İmajını Karalama Stratejisi
Gerçekleştirdikleri her vahşi saldırının, dünyada İslam’a karşı nefret, korku ve terörün yayılmasına nasıl katkıda bulunduğunu ortaya çıkaracağız.

5- Müslüman Alimlerin İcması
Mısır’dan İran’a ve Afganistan’a kadar çeşitli ülkelerden, büyük alimlerin, bu grubu İslam’ın dışında kabul etmekte ve ümmeti ondan tek bir sesle uyarmakta nasıl görüş birliği içinde olduklarını açıklayacağız.

6- Tarihi Dersler
Bu olgunun sonuçlarını analiz edecek ve İslam toplumunun geleceğini korumak için gerekli ibretleri çıkaracağız.
Bu dizi, özünde hak ile batılın yüzleşmesinin hikayesidir. Güvenilir İslami kaynaklar ve bilimsel çalışmalar ışığında, çağdaş tarihin en büyük tahrifatlarından birini, DAEŞ’in eylemlerini ortaya koyuyoruz. Amacımız politik propaganda değil; kardeşliği, adaleti ve merhameti öğreten bu dinin, (yani) gerçek İslam’ın imajını savunmaktır.

Exit mobile version