IŞİD’in Ardındaki Mali Düzen   Bölüm 25

Hicaz Temim

 

On Dördüncü Vaka : Hollandalı Gazetecinin Kaçırılması (2022)

Olay: Suriye’deki savaş sırasında bir Hollandalı gazeteci, DAEŞ örgütü tarafından kaçırıldı.

Fidye: Örgüt, serbest bırakılması karşılığında 2.8 milyon dolar talep etti.

 

Gazeteciler, DAEŞ’in mali ve medya stratejisinin önemli bir parçasıdır; örgüt, onların alıkonulmasını para toplamak ve küresel medyanın ilgisini kazanmak için bir araç olarak kullanmaktadır.

 

Tepkilerin Değerlendirilmesi: Hollanda, gazetecilerin güvenliğini sağlamak ve DAEŞ’in finans kaynaklarını sınırlamak için uluslararası işbirliği çabalarını destekledi.

 

On Beşinci Vaka : İspanyol Diplomatın Kaçırılması (2022)

Olay: DAEŞ örgütü bir İspanyol diplomatı kaçırdı.

Fidye: Örgüt, serbest bırakılması karşılığında 3.5 milyon dolar talep etti.

 

Diplomatlar, DAEŞ için büyük fidye elde etme kaynağı olduğu kadar, aynı zamanda bir siyasi baskı aracı olarak da hizmet etmektedir; bu da örgütün mali ve siyasi stratejileri arasındaki iç içe geçmişliği gösteriyor.

 

Tepkilerin Değerlendirilmesi: İspanya, uluslararası ilişkilerini genişleterek ve siyasi baskıyı artırarak diplomatın güvenliğini garanti altına alan ve örgütün finans kaynaklarını sınırlayan etkili önlemler almaya çalıştı.

 

Genel Analiz

2013 ila 2022 yılları arasında Avrupalı vatandaşların kaçırılmasına dair on beş vaka, fidyenin DAEŞ’in en önemli ve etkili finansman kaynaklarından biri olduğunu açıkça göstermektedir. Bu vakalardan birkaç kilit nokta öne çıkmaktadır:

 

Birincisi: Mali Stratejide Çeşitlilik

Örgüt, fidye miktarlarını kurbanın dinine, şöhretinin büyüklüğüne ve milliyetine göre belirlemektedir. Gazeteciler, diplomatlar, mühendisler, öğrenciler, tıbbi personel ve turistlerin tümü bu strateji kapsamında potansiyel hedeflerdir ve büyük fidyeler, örgütün diğer operasyonlarını finanse etmek ve kaynaklarını genişletmek için mali bir dayanak noktası oluşturmaktadır.

 

İkincisi: Uluslararası Baskıların Etkisi

Hükümetler resmi olarak müzakereyi veya fidye ödemeyi reddetmelerine rağmen, sahada genellikle gayriresmi ve istihbarat yollarına başvurulmaktadır. Burada uluslararası baskılar, insani değerler ve ailelerin duygusal baskıları arasında zor bir denge ortaya çıkıyor.

 

Üçüncüsü: Medya Rolü ve Küresel İlgi Çekme

Kaçırma operasyonları, mali boyutlarını aşarak aynı zamanda medyatik ve siyasi bir karakter de kazanmaktadır. Örgüt, gazetecileri ve diplomatları kaçırarak uluslararası medyanın dikkatini çekmeyi ve küresel sahada etkili bir aktör olarak imajını pekiştirmeyi amaçlıyor.

 

Dördüncüsü: Mesleki ve Siyasi Hedefler

Kaçırma operasyonları aracılığıyla DAEŞ, bir yandan mali kazanç elde etmeye, diğer yandan siyasi ve propaganda nüfuzunu genişletmeye çalışıyor. Bu, diplomatların ve uzmanlık sektörlerinde çalışanların hedef alınmasında açıkça görülmektedir.

 

Beşincisi: Devletlerin ve Uluslararası Örgütlerin Tepkileri

Her vakayı incelemek, devletlerin güvenlik, istihbarat ve diplomatik koordinasyon yoluyla vatandaşlarını korumaya ve örgüte para akışını sınırlamaya çalıştığını göstermektedir.

 

Özet

Kaçırma eylemleri, DAEŞ örgütünün mali, siyasi ve medya stratejisinin merkezi eksenlerinden biridir.

Bu olguyu etkili bir şekilde karşılamak için aşağıdakileri içeren çok boyutlu bir uluslararası harekete ihtiyaç duyulmaktadır:

• Devletler arasında güvenlik ve mali iş birliğini güçlendirmek,

• Para transferleri üzerindeki denetim teknolojilerini geliştirmek,

• Kurban ailelerine maddi ve psikolojik olarak destek sağlamak,

• Terörün finansmanına karşı katı yasalar çıkarmak,

• Ve kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları yürütmek.

Sadece bu tür kapsamlı bir iş birliği yoluyla, kaçırma bağlantılı finansman damarları kesilebilir ve örgütün uzun vadede zayıflatılmasına katkıda bulunulabilir.

Exit mobile version