Gıyaseddin Guri
Son günlerde, Pakistan rejiminin çeşitli Afgan vilayetlerinde, özellikle Kunar vilayetinde, ağır sivil kayıplara yol açan bombalama ve askeri saldırılarına dair raporlar aktarılmış durumda.
İslam nizamına muhalefetin günah ve cezasını bir tarafa bırakıyoruz ancak askeri ve sivil hedefler arasında ayrım yapmayan saldırılar, sadece insani ilkeleri ayaklar altına almakla kalmamakta, aynı zamanda savunmasız insanlara derin acı, ızdırap ve keder yaşatmaktadır.
İslam açısından bakıldığında insan hayatının korunması, temel ilkelerden biridir. İslami öğretiler, tek bir masum insanın öldürülmesini bütün insanlığı öldürmekle eşdeğer tutar. Biz şahitlik ediyoruz ki kan dökücü Pakistan rejimi, efendilerini memnun etmek amacıyla masum sivillerin hayatlarını kana bulamıştır. Bu, Yahudilerin ve onlara benzeyenlerin bir özelliğidir.
Son günlerde, Pakistan rejiminin zalim ve vahşi güçlerinin Kunar vilayetinde sivil evlere yönelik havan saldırılarına tanıklık ettik; bu saldırılar kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillerin şehadetiyle sonuçlanmıştır. Allah’ın rızasını Yahudilerin ve kafirlerin memnuniyetinden daha az değerli gören, efendilerine itaati nihai hedef haline getirmiş böyle bir sistemden başka türlüsü de beklenmiyor zaten…
Sivilleri ve savunmasız insanları hedef almak, dini ve İslami değerlerle açıkça çelişen şeytani bir eylemdir. Savaş meydanının hararetinde bile İslam, kadınlar, çocuklar ve zayıflar da dahil olmak üzere savaşa katılmayanlara hiçbir zarar veya saldırı yöneltilmemesi gerektiğini vurgular.
Sonuç olarak, rejimin bu saldırılarının ve bombalamalarının niteliği, İsrail rejiminin eylemlerine benzemekte ve onların zalimane adımlarını yakından takip etmektedir. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının azalmasının ardından, bu görevin Afgan milletinin, tıpkı acı çeken Gazze halkı gibi yerinden edilip evsiz bırakılması için Pakistan rejimine devredildiği görülmektedir.

















































