Yazan: Yusuf Bedri
Afganistan’ın yakın tarihinde, 8 Sevr, Afgan halkının yorulmak bilmez direnişinin, fedakarlığının ve cesaretinin bir sembolü olarak kabul edilen önemli ve tarihi bir an olarak yer almaktadır. Bu gün, Sovyetler Birliği’nin Kızıl Ordusu’nun Afganistan’dan çekildiği gündür.
Bu gün, sadece askeri bir çatışmanın sonuçlanmasını değil aynı zamanda bir milletin iradesinin, inancının ve bağımsızlığını korumasının derin bir sembolü olarak kabul edilmektedir.
Sovyetler Birliği, Afganistan’ı HŞ. 1358’de nüfuzunu pekiştirmek ve ülkede komünist bir rejim sürdürmek amacıyla işgal etti. Daha geniş uluslararası siyasi rekabetlerin bir parçası olan bu işgal, Afganistan’a yıkıcı bir maliyet getirdi. Bu on yıllık işgal boyunca, yüz binlerce Afgan şehit edildi, milyonlarcası yerinden edildi, köyler ve şehirler yok edildi ve ülkenin temel altyapısı mahvoldu.
Sovyet kuvvetleri sadece askeri operasyonlar yürütmekle kalmadı; aynı zamanda Afganların dini, kültürel ve ulusal değerlerine de saldırı düzenlediler. Komünist ideolojiyi yayarak Afgan toplumunun entelektüel dokusunu değiştirmeye çalıştılar, ancak bu çabalar Afgan halkının güçlü inancı ve kültürel kimliği karşısında başarısız oldu.
Afgan halkı bu işgale muazzam bir cesaret ve fedakarlıkla karşı koydu. Direnişleri sadece askeri değildi; inanç, özgürlük ve bağımsızlık için mübarek bir mücadeleydi. Afganistan’ın dağları, vadileri ve kırsal bölgeleri direniş merkezlerine dönüştü ve gençlerden yaşlılara toplumun her kesimi, bu mücadelede yer aldı.
Nihayetinde, Afgan halkının eşsiz direnişi, Sovyetler Birliği’nin güçlerini Afganistan’dan çekmesinin yolunu açtı. 8 Sevr 1367’de, son Sovyet askeri birlikleri Afganistan’dan ayrıldı ve bu günü Afgan milleti için bir zafer ve gurur günü olarak kaydetti.
Bu zafer, sadece küçük bir ülkenin güçlü bir rejime karşı kazandığı zafer değildi; hakkın batıla, imanın ateizme ve özgürlüğün işgale karşı zaferiydi. Sovyet yenilgisi sadece Afganistan’daki varlıklarını sona erdirmekle kalmadı, aynı zamanda bu süper gücün zayıflamasının ve nihai çöküşünün başlangıcını gösterdi.
8 Sevr bugün bize, eğer bir millet birleşir, inançlı olursa ve hedeflerinde sebat ederse her türlü saldırganlık veya zulme karşı durabileceğini ve zafere ulaşabileceğini hatırlatıyor. Bu gün, şehitlerimizin fedakarlıklarını anmakta ve ülkemizin özgürlüğünü, bağımsızlığını ve değerlerini koruma sorumluluğunu bize emanet etmektedir.
Sonuç olarak, 8 Sevr, Afgan halkının tarihinde altın bir bölümdür ve özgürlük, cesaret ve fedakarlığın bir kanıtı olarak sonsuza dek kalıcı olacaktır.
















































