Yaydan Boşanan Oklar, Askeri Rejimin Göğsünü Deliyor

Eyub Halil

Şimdi, o tarihi destanı yeniden canlandırmanın ve askeri rejimin işlediği zulüm ve adaletsizliklerden hesaba çekileceği zafer anlarını saymanın zamanıdır. Rejim, Müslüman Ümmetin cesur gençlerini, yaşlılarını ve onurlu kadınlarını acımasızca şehit etti ve hapsetti. Onların onurunu ayaklar altına aldı ve evlerini keder ve yıkım yerlerine dönüştürdü.

Şehitlerin kanı henüz kurumadı; akmaya devam ediyor. Yaralıların ve mahkumların feryatları halen dağlarda ve vadilerde yankılanıyor ve mazlum anneler ile yetimlerin gözyaşları göğün direklerini sarsıyor. Tüm bu zulüm, baskı, şiddet ve insanlığa karşı suçların hesabını sormanın zamanı geldi ve bu hesap çetin olacak. Bu saldırılar ve direniş eylemleri artık marjinal bir mesele değil, ne de sadece bir askeri çatışma ve ne de siyasi anlaşmazlıktır. Bunlar, yaralı ve mazlum bir toplumun çığlıkları ve feryatlarıdır. Bunlar, yıllarca süren zulme, adaletsizliğe, ayrımcılığa, saldırganlığa ve köleleştirme girişimlerine direnen, ancak sabrı artık tükenmiş bir halkın devrimi ve ayaklanmasıdır.

Bir rejim, halkına adalet, özgürlük ve onur yerine korku, hapis, şiddet ve kan dökülmesinden başka bir şey sunmadığında halk, nihayet onurunu, bütünlüğünü ve geleceğini savunmak için ayağa kalkar ve bir direniş fırtınası koparır. Bu, Allah’ın hakikat için savaşanlara yol açtığı, onlara zafer verdiği ve ellerini güçlendirdiği mübarek bir andır; nitekim Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ اللَّهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ”
“Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, güzel davrananlarla beraberdir.”
Artık tüm bölgede yeni, derin ve fırtınalı bir bilinç yükselmiştir. İnsanlar artık küçük, bencil ve zalim bir grubun veya klikin onların inançlarını, onurlarını ve geleceklerini manipüle etmesini istemiyor. Pakistan askeri rejiminin devam eden etnik ayrımcılığı, ekonomik yağması, ifade özgürlüğünün bastırılması, vahşeti ve masum sivillere yönelik operasyonları, alevleri artık her yöne yayılan bir ateşi tutuşturmuştur.

Tüm bu işaretleri açıkça görüyoruz. Allah’ın bu bölgede, İslami yönetim, insan onuru ve gerçek özgürlük temelinde yeni, geniş kapsamlı ve adil bir sistem kurmayı amaçladığı açıktır. Bu sistemin genişlemesi sadece itibari olmayacak; pratikte buna tanıklık edeceğiz. Bu, zulme yer olmayan, baskı, şiddet ve sömürünün bulunmadığı ve her mazlum bireyin onuru ile haklarının tamamen korunduğu bir sistem olacaktır.

Zalim rejimler, güç, propaganda ve korku yoluyla yönetimlerini uzatmaya çalışabilirler; ancak tarihin yasası, hiçbir zalim sistemin sonsuza kadar sürmeyeceğini gösterir. Zulüm, nihai sınırına ulaştığında kendi çöküşünün tohumları da tam o noktadan itibaren atılmaya başlar. Halkın sessizliği bilince, korku cesarete ve keder birleşik bir kararlılığa dönüşür. Tarih tanıklık eder ki hakikatin sesini susturan, Müslüman toplumun onurunu ayaklar altına alan ve adaleti feda eden her rejim, nihayetinde rezillik, tecrit ve yenilgiyle yüzleşmiştir. Bu tür sistemler ne kadar güçlü görünürse görünsün, kendi adaletsizliklerinin ağırlığı altında giderek zayıflarlar.

Allah, bir değişim dilediğinde insan düşünce ve hayalinin ötesinde yollar açar. Böyle bir zamanda, zalimlerin sarayları içten içe çöker; tıpkı bugün Pakistan askeri rejiminde olduğu gibi. Rejimin güç temelleri zaten sarsılmıştır ve bir zamanlar kırılmaz sandıkları şey yok edilmekte yahut zamanın dönüşüyle yakında kaybolacaktır ve biz bu delili yakın gelecekte, İnşallah, göreceğiz. Askeri rejim kalbini katılaştırmaya devam eder, yolunu değiştirmeyi reddeder ve güç, korku ve şiddet politikalarında ısrar ederse tarih, tekerrür edecek ve onu zamanın sayfalarından silecektir.
Nihayetinde şunu söyleyebiliriz ki yaydan boşanan oklar, artık hedefine ulaşmış, askeri rejimin göğsünü delmiş ve onun nihai rezaletini haber veren derin yaralar açmıştır. Rejimin temelleri çökmektedir ve bu toprak, saf İslami nizamın kurulmasını beklemektedir. Görünüşe göre Allah Subhanehu ve Teala, İslami nizamın alanını genişletmeyi ve yaymayı amaçlamaktadır ve askeri rejimin saldırıları bu büyük planda sadece bir sebeptir.

Exit mobile version