Üçüncü Ömer: Müslümanların İhtişamı İçin Yeni Bir Dirilişin Adı!

Yazan: Ecmel

Osmanlı Hilafeti’nin yıkılışı ve dünyada, özellikle İslam topraklarında ortadan kalkmasından sonra, İslami nizamların, hilafetlerin ve emirliklerin geri dönüşüne dair umut, bir umutsuzluğa dönüştü. Küfrün egemenliği, dünyayı yeniden bir zulüm, terör ve işgal dönemine soktu. Şeriatın uygulanması yerine, Müslüman yöneticiler ve krallar, küfrün dayattığı demokrasi ve diğer kanunlar gibi fikirlere yöneldiler. Bu nedenle, İslam topraklarındaki yöneticiler ve ordular, zulüm, şiddet ve yağma araçlarına dönüştü.

Afganistan da aynı durumla karşı karşıyaydı; şehir ve köylerin ara sokakları ve caddeleri, savaş bqronlarının, suçluların ve işgalcilerin işbirlikçilerinin ateşi altındaydı. Toplum, zorbaların ve zalimlerin pençesindeydi ve her ferd, cebir ve güçle yaşıyordu.
Bu koşullar altında, görünüşte fakir ama özünde toplum, halk ve ümmet için muazzam bir adalet, merhamet ve güç birikimi taşıyan, tozlu ve mütevazı bir medresenin kalbinden, Allah’a tevekkül eden bir hareket doğdu. Bu hareket zulüm, terör ve işgale son vermeyi amaçlıyor ve medreseleri mevcut durumu değiştirmek için seferber olmaya çağırıyordu.

Bu mücadelenin başlangıcı bazıları için alay konusuydu ancak başka bir grup onu destekledi. Yıllarca süren cihat ve çabanın ardından büyük bir gelişme yaşandı; bir asır sonra kırmızı çizgi (şer’i sistemin kurulmaması) aşıldı ve de diriliş ve izzet umudu yeniden doğdu. Şer’i nizam ve İslami siyaset arza hakim oldu; bu, küfür için bir uyarı işareti ve başka bir büyük gücün çöküşünün ilanı haline geldi.

İşin tuhafı, hakim olan güvenlik, refah ve huzur, insanlara İslam’ın büyüklüğünü, gücünü ve değerini pratik bir şekilde derinlemesine gösterdi. Ömeri adalet, İslam çerçevesinde toplumda gerçekleştirildi.
Ancak, zalimlerin, müstebitlerin ve işgalcilerin tarihi düşmanlıkları ve İslam nizamına tahammül edememeleri nedeniyle Afganistan toprakları yirmi yıl daha işgal altında kaldı ve bunun sonucunda, toprakları kurtarmak için yeniden sağlam, dirençli bir mücadele ve cihad ihtiyacı doğdu.

Yirmi yıllık mücadeleden sonra, “Üçüncü Ömer” (Allah ona rahmet etsin) birlikleri, İslam nizamı ve siyasetini sağlamlaştırma bayrağı altında zafere ulaştı. Hamd olsun Allah’a. “Üçüncü Ömer” (Allah ona rahmet etsin), sadece Afganistan halkı için bir güvenlik ve refah örneği değil, aynı zamanda İslam ümmetinin birliğinin ve yeniden izzetlenişinin bir sesiydi; Müslümanların dinin ve insanlığın ihtiyaçlarını karşılayan bir nizam kurabileceklerinin göstergesiydi.

Müminlerin Emiri Mücahid Mevlana Muhammed Ömer (Allah ona rahmet etsin), bir asır sonra, hilafet, emirlik ve İslami siyasetin yeni bir başlangıcının ve dirilişinin adıydı.

Exit mobile version