Terörden Arındırılmış Afganistan ve Pakistan’ın Terörist Ordusunun Çaresizliği

Yazan: Abid

Afganistan, coğrafyası ve tarihi gereği, dağlar ve kabile temelleri üzerine kurulmuş bir ülkedir. Uzun tarihi boyunca, doğal dağlık arazisi ve kabilelerini birbirine bağlayan bağlar tarafından korunmuştur. Aynı şekilde, bu insanlar arasından ortaya çıkan hükümetler her zaman halkın desteğini almış ve insanlar da ülkelerini savunmada arkalarında sağlam durmuşlardır.

Afganistan İslam Emirliği (IEA) de Afgan milletinin dininden ve kültüründen doğmuş bir hükümettir. Halkını ve topraklarını korumak için tüm gücüyle çalışmış ve çalışmaya devam etmektedir.
Millet, nizamın arkasında durup ona karşı sorumluluklarını yerine getirirken zaman zaman terör saldırılarının hedefi haline geliyor. Pakistan askeri rejimi, başarısızlıklarını gizleme çabasıyla, terör politikalarını sürdürerek ve kendisine emanet edilen terör projelerini ilerleterek, Host, Paktika ve Kunar vilayetlerinde Durand Hattı yakınlarındaki sivil evlere hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar ağır can ve mal kaybına neden oldu.

Pakistan’ın terörist rejimi, terör merkezlerini hedef aldığını iddia ediyor. Bu merkezleri, Pakistan ordusunun kiralık askerlerini Pakistan içindeki karakollarında öldüren savaşçıların faaliyet gösterdiği yerler olarak tanımlıyor. Pakistan’ın terörist ordusunun iddialarına göre bunlar, TTP Mücahidlerine ait üslerdi.
Oysa gerçek şu ki bu saldırılarda kadınlar, çocuklar ve yaşlı insanlar şehit edildi. Sıradan evler ve sivil binalar yıkıldı. Afgan hükümeti, terörle mücadele konusundaki kararlılığını pratikte defalarca göstermiş durumda. Bunun açık bir örneği, sadece bir hafta önce, Afganların son zamanların en güvenli ve huzurlu bayram tatillerinden birini yaşadığı zaman görüldü.

Pakistan’ın terörist ordusu, Afganistan ile Pakistan arasındaki tüm geçiş yollarının neredeyse altı aydır kapalı kaldığı ve Durand Hattı’nın her iki tarafında sıkı gözetim bulunduğu halde Afganistan içindeki TTP üslerinden ve kendi mürted ordusuna karşı yapılan saldırılardan bahsediyor.

Bu, Pakistan içinde artan kamu hoşnutsuzluğunun, ekonomik sıkıntıların, ülkenin paralı asker yönetimi tarafından uygulanan farklı eyaletlere yönelik ayrımcı muamelenin, saygıdeğer din alimlerinin şehadetinin, önde gelen halk isimlerinin öldürülmesinin, aşiret liderlerinin ISI eliyle kaybedilmesinin ve diğer birçok baskı eyleminin, Pakistan’ın terörist yönetiminin yetkililerini gerçeklikle yüzleşemez hale getirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Kendi krizlerinin nedenleriyle yüzleşmek yerine, suçu Afgan hükümetine atıyor ve Afgan halkından intikam almaya çalışıyorlar.

Exit mobile version