Özgürlük Afganların Kanlarının Bedelidir, Utanç ise Yabancıların Payıdır!

Ömer Afgan

 

Tarihin sayfaları, özgürlük uğruna fedakarlık sunan milletlerin isimleriyle daima parlak kalır ve Afganlar da dünya haritası üzerinde bu gururun sahipleridir; boyunlarına kölelik zincirleri asılmamış bir millettirler ve daima izzet, şeref ve vatan savunması için kanlarını vermişlerdir.

Bir zamanlar yabancı işgalin ve askeri saldırılarının sembolü olan Bagram Üssü, Afgan halkının kanları, cesareti ve sarsılmaz iradesi sayesinde bir utanç ve yenilgi anlatısına dönüştü. O kibirlilerin hayran kaldığı o üs, Afganların imanı ve azmi karşısında aciz kaldı.

Afganlar, tarihleri boyunca her zorba işgalciye bu toprakların dağlarının yabancıların prangaları için değil, ancak özgürlük güneşi için baş eğdiğini gösterdi; Büyük İskender’den başlayarak, İngilizlerden geçerek, Sovyetlere ve ardından Amerika’ya kadar, her biri Afganların omuzlarına hakimiyet dayatmaya çalıştı ama hepsi de utanç verici bir yenilgiyle sonuçlandı.

Ve Bagram’ın hikayesi, bu tarihin sadece bir başka bölümüydü; mazlum esirlerin iniltilerine, bombalama seslerine ve şehitlerin kanlarına tanık olan o yer, Afganların kahramanlığı sayesinde düşmanlarının utancına tanık olarak son buldu. Onlar ölümü korku olarak bilmediler; bilakis onu hayatın en yüce anlamı kıldılar.

Canlarını ve mallarını feda ettiler, evleri yıkıldı, evlatları şehit oldu ama yabancıların hakimiyetine boyun eğmediler; her şehit damlası, Afganların damarlarında bir direniş meşalesi tutuşturdu ve her yıkılan evin enkazından özgürlüğü haykıran bir ses yükseldi.

Trump ve siyasi müttefikleri, teknoloji gücünün, dolar akışının ve bomba yağmurlarının Afganların azmini kıracağını sanarak hesaplarında yanıldılar. Ama Bagram’ın kapıları kapandığında tüm dünya, imanın tank çeliğini yendiğini ve irade gücünün bomba sağanağından üstün olduğunu gördü.

Afgan tarihinin ruhu, daima özgürlük şarkısını mırıldanır; kılıçtan kalaşnikofa, taşlardan erkeklerin bileklerine kadar, düşmanlarına yenilgi tadını tattırdılar ve de iman ve gayret ile Bagram’ın kara duvarlarını kaybedişin çanlarıyla çınlattılar.

Afganlar şehitlerinin kanlarını unutmazlar, o kanlarda özgürlüğün şahitlerini görürler ve her fedakarlıkla birlikte izzet ve şeref sancağını yükseltirler; bu halk tüm kölelik antlaşmalarını bilekleriyle yırtıp attı.

Bagram sadece bir askeri üs değildi; bilakis kibrin kırılışının siperi ve dünyaya bir kez daha Afgan’ın yabancı bir gücün gölgesine sığınmak yerine, kanının suyuyla kendi geleceğinin güneş meşalelerini yaktığını ispatlayan bir yerdi.

Ve işte biz Trump’a hitap ediyoruz: O utanç, o yenilgi, o ayıp, Afgan halkı karşısında tattığın o tarihi ayıp, sana bir ibret olmalıdır; zira sizin zincirleriniz, Afganların iradesi karşısında kumdan kalelerden başka bir şey değildir. Bir tek esinti onları yıkar. Bir kez yenildiniz ve bu yeterlidir; hatayı tekrarlamayın, zira Afgan halkı size tarih sahnesinde alçaltıcı ve utanç verici bir yenilgi daha tattıracaktır.

Exit mobile version