İslam, İtidal ve Orta Yol Dinidir! Bölüm 1

Hayber Celal

Aziz İslam, son semavi din olarak, itidal, denge ve orta yol üzerine inşa edilmiştir. İnanç, ahlak ve sosyal ilkeleri, insanı ve toplumu aşırılık ve ihmalkarlıktan uzak tutacak şekilde düzenlemiştir.

Kuran öğretileri, Nebevi sünnet, İslam ahlakı ve fıkhi sistem de hep bu ilkeye, yani aşırılık ve kusurdan kaçınma gerekliliğine dayanır.
İtidal veya Orta Yol Nedir?
İtidal, orta yolu izlemek ve işlerde orta dereceyi gözetmektir. Müminin, Rabbine, kendisine ve başkalarına karşı görevlerini yerine getirmesi için izleyebileceği en iyi yöntem budur.

Bu bakış açısıyla İslam, ilk doğuşundan itibaren bu temel üzerine kurulmuş ve Müslümanlara “vasat ümmet” adını vermiştir.
Allah Teala Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurur: “İşte böylece sizi vasat bir ümmet kıldık…” (Bakara 143).
Bu ayet, Müslümanları orta yol, denge ve adalet üzerine kurulu bir ümmet olarak nitelendirir. “Vasat” en iyi, en adil ve aşırılık ile ihmalkarlıktan en uzak olan anlamına gelir.

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) her konuda itidali tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Orta yolu tutun, orta yolu tutun ki hedefinize ulaşasınız.”
Yani: İşlerinizi yaparken orta yolu benimseyin ki istediğinizi en mükemmel şekilde elde edesiniz. (Buhari ve Ahmed rivayet etmiştir)
Dolayısıyla itidal, orta yol veya orta dereceyi gözetmek, her Müslüman’ın hayatının tüm alanlarında (ibadetler, iş, harcama, yeme-içme ve diğer hayati konularda) sahip olması gereken övgüye değer bir erdem ve doğru bir davranıştır.

Müslüman, Nebi’nin itidalini hayatında örnek alması gerekir. Zira o (sallallahu aleyhi ve sellem) tüm beşeri işlerinde itidalliydi: Namazında, ne uzun ve sıkıcı ne de kısa ve eksik olan; hutbelerinde, oruçlarında bazı günler oruç tutar, bazı günler tutmazdı, gece namazında gecenin bir kısmını ibadetle, bir kısmını uykuyla geçirirdi.

Exit mobile version