İslam Ümmeti’nin yiğit, yorulmak bilmez ve sarsılmaz şahsiyetlerinden İsmail Heniye (Allâh rahmet eylesin) şehadetinin birinci yıldönümünde, anısı her zamankinden daha canlı bir şekilde, kalplerimizin derinliklerini aydınlatan ışık saçan bir kandil gibi parlıyor.
Bir yıl önce bugün, Filistin direnişinin bu bayraktarı, sürgün, zorluk ve zulümle dolu bir hayata rağmen, şehadet mertebesine ulaştı. Sarsılmaz inancı, sarsılmaz imanı ve kararlı azmiyle, İslam tarihinin onurlu şehidler listesine girdi.
İsmail Heniye bir siyasi liderden çok daha fazlasıydı; o, gerçek cihadın yaşayan bir örneğiydi. Gençliğinden itibaren Hamas direniş saflarında dimdik durdu, Siyonist hapishanelerinin zulmüne, uzun süreli sürgünün acısına ve onlarca aile ferdinin şehid edilmesine göğüs gerdi. Ancak Mescid-i Aksa’nın kurtuluşuna giden kutsal yoldan bir an bile geri adım atmadı.
Hayatı, ezelî bir gerçeği doğruladı; özgürlüğün bir bedeli vardır ve bu bedel, Yüce Allâh yolunda içtenlikle kendilerini adayan temiz ruhların fedakarlığıyla ödenir. Onun şehadeti ümmetin yüreğine derin bir acı işlemiş olsa da, mücahidlerin saflarına canlılık getirdi. İslam tarihi boyunca sayısız şehidin kanı gibi, onun fedakarlığı da Filistin davasına daha fazla güç, direnç ve azim aşıladı.
Bugün, bu vahşi suçtan bir yıl sonra, Filistin halkı dünyanın dört bir yanındaki özgürlük sevdalısı bireylerle birlikte cihad ve özgürlük bayraklarını yenilenmiş bir amaçla yeniden yükseltiyor. Siyonist rejim, Heniye’nin şehadetinin direnişi zayıflatacağını düşünmüş olabilir, ancak İlahi kanun gereği onun kanı yalnızca kalpleri birbirine daha da yakınlaştırmış ve iman ateşini daha da parlatmıştır.
Heniye, son konuşmalarında ümmete şu güçlü hatırlatmayı yapmıştır;
“Ümmetin onuru için şehid veren bir hareket asla yenilmez.”
Gerçekten de tarih bu gerçeğe tanıklık etmektedir. Tıpkı ilk şehidlerin kanının İslam’ı güçlendirmesi ve Afgan mücahid liderlerinin şehadetlerinin İslami bir sistemin temelini atması gibi, Heniye’nin kanı da inşâAllâh Kudüs’ün ve tüm Filistin’in yaklaşan kurtuluşunun müjdecisidir.
Bu yıldönümü sadece hüzün anısı değil, şehidlerle yapılan ahdin yenilenmesidir. İslam ümmeti, onur ve özgürlüğün asla fedakarlık yapılmadan elde edilemeyeceğini anlamalıdır. Kahraman Heniye zorluklara, acılara ve yokluklara rağmen sarsılmaz bir kararlılıkla dimdik durup asla boyun eğmediği gibi, bugün de Filistin’deki mazlumların, özellikle de azimli Gazze halkının yanında dimdik durmalı ve şehidlerin yükselttiği sancağın yere düşmesine asla izin vermemelidir.
İsmail Heniye’nin şehadeti, şehitlerin kanında zaferin sırrının yattığının ve İslam ümmetini parlak bir geleceğin beklediğinin güçlü bir hatırlatıcısıdır. Allâh’ın izniyle birgün Tevhid sancağı Kudüs semalarında dalgalanacaktır.
Ey Âlemlerin Rabbi! Şehid İsmail Heniye’nin ve bu asil yolda yürüyen tüm şehidlerin kanını İslam ümmeti için birlik, uyanış ve metanet meşalesi kıl. Mescid-i Aksa’nın ve tüm Filistin’in siyonist işgalinden temizleneceği günü hızlandır.
