Yazan: Refik
Haçlı ve Yahudi müdahaleleri ve dahi komploları, geçmiş asırlarda İslam halifeliklerine, emirliklerine ve devletlerine karşı hep aynı yol üzere yürümüştür; Müslümanların içinden, Yahudilerle ve kafirlerle ittifaklar kuran iç unsurlar ortaya çıkmakta, kafirler başarılı olmaları halinde onlara mal ve makam vadetmektedir. Böylece “iman tacirleri” -veya Müslüman görünümünü perde edinenler- İslam halifeliklerine, emirliklerine ve devletlerine karşı isyan ve savaş başlatmak üzere harekete geçmektedir.
Tarih sayfaları, bu münafıkların ve iman tacirlerinin maksatlarını ve niyetlerini açık biçimde ortaya koymaktadır; zira onlar, kafirlerin komplolarının baskısı altında, bir yandan kafir efendilerini memnun etmek, diğer yandan Müslümanları birbirleriyle oyalayarak onların kafirlere karşı hareketlerinin yolunu kesmek amacıyla Müslümanlar ve onların meşru düzenleri için güçlükler çıkarmaktaydı. Bununla birlikte, isyanları aracılığıyla kendi kişisel çıkarlarını gerçekleştirmenin ve küfre hizmet etmenin yollarını aramaktaydılar.
Geçmişte isyancıların liderleri, küfür ve batıl şehirlerinin ve saraylarının içinde refah içinde otururken onların açgözlülüğünün ve aldatmacasının kurbanı olan fertler kana bulanıyordu. Tarih sayfalarına kesin bir hakikat olarak şu da kaydedilmiştir: İman tacirlerinin ve münafıkların batıl çıkarlar ve hedefler uğruna başlattıkları hiçbir isyan asla başarıya ulaşmamıştır; aksine bu isyancıların kendileri, kafirlerin tasavvur dahi edemeyeceği bir biçimde helak ve yok olmuşlardır. Tarihte, Sudanlıların Haçlıların yönlendirmeleriyle Sultan Selahaddin Eyyubi’ye (rahimehullah) karşı ayaklandıkları hatırlanır; bu isyanın sonucu, bu kimselerin yakılmak, suda boğulmak ve çöllerde ve kıraçlarda helak olmak gibi türlü azaplarla karşılaşmaları olmuştur.
Keza Haricilerin ilk ortaya çıkışı ve Ali Efendimize (radiyallahu anhu) karşı isyanları da Haricilerin ve isyancıların temellerini sarsmıştır. Bu sebeple, Afganistan İslam Emirliği bugün isyancılara ve yabancıların komplolarının ve hedeflerinin kurbanı olanlara hitaben şöyle demektedir: Tarihe bakın; İslam’ın kisvesi ve adı altında kişisel çıkarların ve küfre hizmetin peşinde koşanlardan bugün adı anılır bir eser dahi kalmamıştır.
Afganistan İslam Emirliği, seleflerinin ve önceki meşru emirlerin isyancıları ve isyanı bastırma konusundaki yöntemini kendi çalışma düsturu olarak görmektedir; zira isyancıların isyanlarının akıbeti, kendi kanlarında boğulmaları olacaktır. Afgan halkının bugün içinde yaşadığı güvenlik ve özgürlük, uzun bir fedakarlık ve mücadelenin meyvesidir; o halde bugün tahripkar grupların saflarını düzenlemesine ve faaliyetlerini sürdürmesine nasıl izin verilebilir?
Afganistan İslam Emirliği ve genel olarak Müslümanların bütün meşru emirlikleri, kargaşa, tahribat ve tehlike unsurlarının köklerini kazıma sorumluluğunu taşımaktadır; zira o, halkını savunmakla yükümlü ve sorumludur ve eğer önleyici savunma için kendi yetki sınırları dışında önlemler veya operasyonlar yapılması gerekirse bu da icra edilecektir. Bugün Afganistan İslam Emirliği’ne karşı propaganda, tehdit ve kabadayılık yöntemlerini yeniden uygulayan her çevre, her zamankinden daha fazla yıkımın eşiğinde durmaktadır.
Müsterih ve emin olun! Onların varlığından Afganistan’ın tertemiz toprağını nasıl temizlediysek, bugün de onlar, kirli adımlarıyla gazi ve mukaddes toprağı kirletmeye muktedir olamayacaklardır.

















































