Başarılı ülkelerin ve hareketlerin tarihine baktığımızda, birliğin, karşılıklı iyi niyetin ve liderliğe bağlılığın, onların başarısının ve izzetinin ardındaki ana nedenler arasında olduğu açıkça görülür. Elhamdülillah, bugün Afganistan İslam Emirliği (IEA) yetkilileri ve üyeleri arasında birlik, dayanışma ve itaatın açık örneklerini görebiliyoruz ve tüm bunlar dini bağlılıktan ve güçlü imandan kaynaklanmaktadır.
Bugün kendi kulaklarımızla duyuyor ve kendi gözlerimizle görüyoruz ki Allah Teal’ya hamdolsun, IEA liderleri ve üyeleri arasında var olan itaat ve bağlılık, İslam’ın mübarek ilk günlerini hatırlatıyor. Müminlerin Emiri’nden bir emir veya atama geldiğinde, hiçbir itiraz, hiçbir anlaşmazlık ve hiçbir şekilde karşı gelindiğini görmezsiniz ve bu durum, onların itaatini, bağlılıklarını ve yollarının doğruluğunu ortaya koyuyor. Hiçbir kurum veya düzen, iç uyum, koordinasyon ve ortak bir amaca bağlılık olmadan, büyük sorunlar ve zorluklar karşısında hedeflerine ulaşamaz.
Bu gerçek, Afgan halkının cihat ve mücadele deneyiminde de açıkça kendini göstermiştir. Mücahidlerin saflarını en zorlu koşullar altında sağlam tutan ve onları hedeflerine doğru dimdik ayakta tutan şey, kardeşlik, birlik ve itaat ruhuydu. Bir düzenin üyeleri kişisel çıkarlarını ve bireysel tercihlerini bir kenara bırakıp ortak yarara öncelik verdiğinde, ilerleme ve başarı için koşullar oluşmuş olur. İslam’ın kendisi de işte bu ilkeye büyük önem vermiştir. Kuran-ı Kerim, Müslümanları birlik olmaya çağırır ve aralarındaki bölünmeyi yasaklar, çünkü bölünme zayıflığın ve güç kaybının sebebi olur.
Bu ilahi rehberlik ışığında, bir İslam toplumu ne zaman birlik olur ve Emirinin meşru otoritesi etrafında toplansa, zorluklara karşı durma ve krizlerden çıkma gücü kazanır. Herhangi bir düzende uyum ve koordinasyonu sürdürmenin karşılıklı güven, sorumluluk duygusu ve kolektif kararların kabul edilmesini gerektirdiğine şüphe yoktur. Bu ruh insanlar arasında ne kadar güçlenirse, güvenlik, istikrar ve ilerleme için o kadar fazla alan olur ve bunun tersi de doğrudur: Bölünme, parçalanma ve benmerkezcilik zayıflığa ve zarara zemin hazırlar.
Bugün de toplumun temel ihtiyaçlarından biri, birliği korumak, işbirliği ruhunu güçlendirmek ve de izzet ve güç getiren bu ilke ve değerlere sadık kalmaktır. Eğer bu değerler korunursa, toplum ilerleme, refah ve daha parlak bir geleceğe doğru güvenle adımlar atabilecektir.
Bu nedenle, vahdet ve itaat, her başarılı hareketin en büyük ahlaki ve pratik güçleri arasındadır. Onlar sayesinde zorluklar daha kolay aşılır ve de zafer, izzet ve haysiyet yolunun kapıları açılır.

















































