15 Şubat, Kızıl Sovyet güçlerinin Afganistan’dan çekilişinin otuz yedinci yıl dönümüne denk gelmektedir. Bu, Afganistan Müslüman halkının fedakarlıklarının, kahramanlığının ve eşsiz cesaretinin canlı bir hatırasıdır.
15 Mayıs 1988 tarihinde, eski Sovyetler Birliği’nin kibirli ve gururlu ordusu son teknoloji silahlarla donanmış vaziyette mazlum Afganistan’ı işgal etti. Bu halkın imanını ve İslami değerleri yok etmek, Afganistan toprakları üzerinde ateist bir seküler sistem kurmak istiyorlardı. Başarısız ve zoraki bu işgal sırasında bir milyondan fazla Afgan’ı öldürdüler, yaraladılar, esir aldılar ve sakat bıraktılar; binlercesini de evlerini terk ederek göçe zorladılar.
Sınırlı sayıda aldatılmış kişi, işgalcilerin safında yer almasına karşın şerefli ve mümin Afgan halkının tamamı “Allahu Ekber” sesiyle harekete geçti ve elleri boş, kalpleri iman dolu olarak silaha sarıldı. Cihat ve özgürlük çağrısıyla yeniden ayağa kalktı, dağlardan ve köylerden tek bir saf halinde birleşerek çıktılar, öyle ki zalimlerin saraylarını yıkan bir güce dönüştüler. Yüce Allah’ın yardımıyla, bu kibirli işgalcilere, tarihin sayfalarına ibret dolu büyük bir vakıa olarak geçen ezici bir yenilgi tattırdılar.
Halk, özgürlük ve bağımsızlık uğrumdaki bu uzun ve kanlı yürüyüş boyunca büyük yaralar ve acılar çekti. Bugün halen birçok ev halkı, o dönemde kaybolan evlatlarının ve babalarının akıbetini bilmemekte, hayatta mı yoksa şehit mi olduklarına dair kesin bir ize rastlayamamaktadır. Bazı vilayetlerde toplu mezarlar keşfedildikçe bu cinayetler hafızalarda tazeleniyor ve aileler, kayıp evlatlarını kurbanlar arasından tanıyor.
Bu halk, Allah’a samimi bir tevekkülle güvenerek on yıl süren mücadele, cinayet ve vahşete rağmen ki görüntüleri halen bazı yaşlıların hafızasında canlıdır asla teslim olmadı ve suçlu işgalci orduya boyun eğmedi. Aksine, özgürlüğün bedelini kanıyla ödedi ve işgal ordusuna, direnme kabiliyetini kaybettiren, burunlarını yere sürten bir yenilgi tattırdı; sonunda başı öne eğik olarak bu toprakları terk etmek zorunda kaldı, geride binlerce ölü, yaralı ve kayıp asker bıraktılar. Bu yenilgi, diğer dünya güçleri için Afganistan’ı işgal etme düşüncesini akıllarından çıkarmaları açısından tarihi bir ders ve ibret oldu.
Kısacası, 15 Şubat izzet, gurur ve ulusal onur günüdür. İmanı, sebatı ve yorulmak bilmez azmiyle kaderini kendi elleriyle yazan bir halkın cesaretine tanıklık eden bir gündür. Bu yoldaki şehitlerin hatırası, tarihin kalbinde aydınlık bir meşale olarak kalacak ve bu özgür halkın fedakarlıkları ve kahramanlıkları, her yıl bu hatıranın anma törenlerine ve kahramanlarının onurlandırılmasına tanık olduğumuz gibi, tarihin altın sayfalarında ebediyen yaşayacaktır. Kızıl Sovyet güçlerine karşı durup canlarını feda eden o mücahitlerin evlatları ve torunları, bugün atalarının tarihi mirasıyla gurur duyarak başları dik bir şekilde durmaktadır.
















































