Yahudileri tanıma serimizin bu bölümünde onların bir başka özelliğini ele alacağız.
5- Cimrilik ve Paraya Tapma
Yahudilerin tabiatına ve yaratılışına derinden kök salmış olan kötü hastalıklardan biri, paraya tapma, cimrilik ve açgözlülüktür. Allah’ın peygamberi Musa’nın (aleyhisselam) yokluğunda altın buzağıya tapmaları, altın, para ve dünyaya olan bağlılıklarının şiddetinin başlı başına açık bir kanıtıdır.
Yahudiler umumen bencildir, nefislerine aşırı düşkündür, son derece cimridir ve sürekli olarak tek bir kişinin veya milletin faydalanmaması için çalışırlar. Bu cimrilik ve bencillik nedeniyle, Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderildiğinde, onun hak olduğunu tam olarak bildikleri halde ona iman etmediler.
Allah Teala şöyle buyurmuştur:
“Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onu (Peygamber’i) öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.” (Bakara 146)
Böyle açık bir hakikate rağmen Yahudilerin çoğu iman etmedi. Bunun başlıca nedeni, peygamberin Araplardan olmasına tahammül edememeleri, onun ashabının güç ve otorite sahibi olmasını ve İsrailoğullarının onların otoritesi altına girmesini kabul etmemeleriydi.
Allah Teala, bu kötü ahlak hakkında Kuran-ı Kerim’de defalarca şöyle buyurmuştur:
“Yazıklar olsun o kimselere ki elleriyle kitap yazarlar, sonra da onu basit bir ücret karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ derler.” (Bakara 79)
Allame İbn Kesir (rahimehullah) cimriliğin tefsirinde şöyle der:
“Cimrilik, nefsin hastalıklarından bir hastalıktır; insanı hakkı yerine getirmekten alıkoyar. Yahudiler bu ahlakın en açık örneğidir; çünkü mallarını Allah yolunda harcamazlar ve hakkı desteklemezler.”
İmam Kurtubi (rahimehullah) da şöyle der:
“Yahudiler, dünya sevgisi nedeniyle hakkı gizler, ayetleri tahrif eder ve küçük bir dünyevi menfaat karşılığında büyük ahiret zararını kabul ederler.”
İşte bu cimrilik ve paraya tapma, Yahudileri mazlum Filistin halkının evlerini yıkmaya, üzerindeki ablukayı sıkılaştırmaya, topraklarından göç etmeye zorlamaya ve su, toprak gibi temel yaşam kaynaklarından ve diğer insani yaşam gereksinimlerinden mahrum bırakmaya itmiştir.
Profesör Ben Tsion Dinur şöyle der:
“Devletimiz iki halkın varlığını kaldıramaz.”
Bu söz, cimrilik, bencillik ve zorbalıktan kaynaklanan bir tür Yahudi düşünce tarzını açıkça ortaya koymaktadır.
















































