Afganistan İslam Emirliği İstihbarat Başkan Yardımcısı Molla Tac Mir Cevad tarafından, “Misbahu’l-Ulum” okulu mezunlarını tebrik vesilesiyle yayınlanan yeni kayıtlı mesajı, son derece önemli ilmi, siyasi, tarihi, istihbari, stratejik ve sosyal boyutlar taşımakta ve birçok açık ve örtük mesaj içermektedir.
Bu yazıda, bu mesajın en önemli boyutlarını şu şekilde özet olarak gözden geçiriyoruz:
1: Mesajın Üslubu ve Dili
Dil ve üslup, şer’i vasıfla doludur; mesaj besmele, hamd ve Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) salat ile başlatılmış, düzeni önce din, sonra tarih, ardından siyaset, sonra güvenlik şeklinde olmuş ve dua ile bitirilmiştir. Bu üslup, alimler, aydınlar ve Müslümanlar arasında geniş çapta kabul görmektedir.
Kelime seçimleri yumuşak, ancak tonu kararlıdır; ifade şeklinde yumuşak, anlamda kesindir, duygusal sloganlar veya boş tehditler değil, özenle hesaplanmış bir dil ve hassasiyetle tartılmış kelimelerdir.
2: Bilimsel ve Fikri Boyut
Mesaj, okul ile İslam nizamı arasındaki yakın ve belirleyici ilişki etrafında dönmektedir; okul sadece bir eğitim-öğretim yeri değildir, bilakis: İslam nizamı için fikri, akidevi ve beşeri bir kaynak, itikadın devamının dayanağı, sistemin ve direnişin meşruiyeti, siyasi ve güvenlik istikrarının temelidir.
Mesaj ayrıca şer’i ilimlerle modern ilimler arasındaki dengeyi vurgulamıştır; bu önemli bir bilimsel açıdır. Dini ilimler, İslam akidesini ve kimliğini korurken modern ilimler de ülkenin refahı ve ilerlemesi için bir araçtır. Bu denge, Maveraünnehir ekolü ve Diobend geleneksel anlayışı ile uyumludur; ki bunlar şer’i ilimleri asıl, dünyevi ilimleri ise araç olarak görür. Mesaj, aynı zamanda İslam nizamının modern ilimlere önem vermediğini iddia eden eleştirilere de örtülü bir cevap teşkil etmektedir.
3: Tarihi Boyut
Afganistan, tarihi açıdan büyük bir ilim merkezi olarak kalmıştır. Mesaj, bugünkü Afganistan’ı, üç anlam taşıyan Maveraünnehir ve Diobend ilmi sürekliliği içine yerleştirmektedir:
1. Mevcut sistem bir tesadüfün ürünü değildir.
2. Asırlık bir ilim geleneğinin devamıdır.
3. İşgale direniş, bu geleneğin pratik uygulamasıdır.
Mesaj ayrıca, medreseleri tarihsel olarak cihat, işgale ve yolsuzluğa direnişin kaynağı olarak görmekte; alimleri bu sürecin önderleri, talebeleri ise sahadaki güç olarak değerlendirmektedir. Bu analiz, Afgan cihadının İngilizlere, Sovyetlere, Amerikalılara ve müttefiklerine karşı çağdaş anlatısıyla tamamen uyumludur.
4: Siyasi Boyut
Mesaj, sakin ve net bir dille “mevcut şer’i sistemin, dini okulların fedakarlıklarının meyvesi olduğunu” vurgulamaktadır. Bu ifade üç siyasi işlev yerine getiriyor:
1. Sisteme dini meşruiyet kazandırıyor.
2. Alimlerin desteğini vazgeçilmez bir temel olarak görüyor.
3. Herhangi bir muhalefeti, tarihi fedakarlıklara muhalefet olarak nitelendiriyor.
Ayrıca, alimlerin kararlarına bağlılığa vurgu yapar. “Biz bu kararlara bağlıyız” ifadesi, karar verme merciinin alimler, uygulama tarafının ise sistem ve onun güvenlik kurumları olduğuna dair derin bir siyasi mesaj olarak öne çıkar. Bu, İslami siyasetin temel modelidir: (Yasamayı alimler yapar ve emirler de uygular).
5: Zamansal Bağlam (Bağlamsal Analiz)
Mesaj, Emirlik üzerinde uluslararası baskıların, meşruiyet tartışmalarının, ekonomik ve siyasi ablukanın yaşandığı hassas bir zaman diliminde yayınlanmıştır.
Bu nedenle temel olarak şu hedeflere yöneliktir:
1. İç moralin yükseltilmesi.
2. İlim çevrelerinin gönlünün alınması.
3. Dış baskılara karşı direncin pekiştirilmesi.
6: İstihbarat ve Güvenlik Boyutu
İstihbarat açısından mesaj, gerçek güvenlik kaynağının okullar, alimler ve mücahit nesil olduğunu, dış güçlerin veya ithal desteğin olmadığını vurgular; bu da güvenliğin içeriden üretildiği, dışarıdan olmadığı anlamına gelir.
7: Koşullu Savaş İlanı
Şu paragrafta ifade ediliyor ki:
“Biz, İslam şeriatının yönlendirmeleri ve ülkemizin çıkarları ışığında bölgesel güvenlik ve istikrara bağlıyız. Savaş istemiyoruz ancak eğer bize dayatılırsa o zaman meşru nizamımızı ve İslam toprağımızı savunmada öyle kabiliyetler göstereceğiz ki tüm mevcut hesaplar yanlış çıkacak ve savaş isteyenler, hayatlarının en şiddetli pişmanlığını tadacaklar.”
Bu, derin stratejik boyutlar, ağır mesajlar ve caydırıcı bir stratejik söylem taşımaktadır. Savaşı reddediyor ancak ona hazır olduğunu ilan ediyor ve düşman hesaplarını altüst ediyor.
8: Örtülü Göndermeler
Açık isimler zikredilmese de Amerika ve müttefiklerinin baskıları çerçevesinde, “bahane uydurma”, “adalet ve güvenliğe tahammülsüzlük” ve “kriz üretme” politikalarını benimseyen güçlere ve çevrelere yapılan gönderme de açıktır. Buradaki temel mesaj, Afganistan’ın artık baskı dilini kabul etmediği ve “tüm mevcut hesaplar yanlış çıkacak” ifadesinin, mevcut istihbarat analizlerinin ve değerlendirmelerinin doğru olmadığı anlamına gelmesidir.
Genel Değerlendirme / Özet:
Kısaca söylemek gerekirse bu mesaj, sıradan bir tebrik değil medreseler, İslam nizamı ve güvenlik istikrarı arasındaki ilişkiyi açıklayan, Afganistan’ın çağdaş siyasi ve güvenlik söylevini analiz eden, İslam’ın ve cihadın bu ülkedeki tarihi rolünü öne çıkaran, medreselerin sorumluluğunu ilim merkezleri, cihadi meşruiyetin kaynakları, sosyal seferberlik ve güvenlik direnişi olarak yeniden tanımlayan, kapsamlı bir siyasi-fikri-istihbari beyandır.
Mesaj ayrıca, Afgan halkı ile İslam arasındaki, bağımsızlık ile onu savunma arasındaki, ilim çevresi ve sistemle olan bağın derin iç içeliğini vurgulamakta; bu tarihi sürekliliğe, ilmi, tarihi, siyasi, istihbari ve uluslararası ilişkiler boyutlarını bir araya getiren bir analiz çerçevesinde çağdaş bir bilimsel açıklama sunarak, İslam nizamı, medreseler, alimler, halk ve güvenlik arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirmektedir.
















































