İslam, İtidal ve Orta Yol Dinidir! Bölüm 12

Hayber Celal

12 – İlim Talep Etmek ile Amel Etmek Arasında İtidal
İslam’daki itidal ve orta yolun tezahürlerinden biri de, ilim talep etmek ile onunla amel etmek arasındaki dengeyi korumaktır. İslam, takipçilerini ilim talep etmeye, tefekkür etmeye, tedebbür etmeye ve hakikatleri bilmeye teşvik eden büyük bir dindir; ancak aynı zamanda ilmin, amelden ayrı, sadece bilgiden ibaret kalmasına da razı olmaz. İlim ve marifetten yüz çevirmek ne kadar kınanmış ve zararlıysa İslam nazarında ilimle yetinip onu pratik hayatta uygulamamak da kabul edilemez bir durumdur.

Allah Teala, Resulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) indirdiği ilk ayetlerde okumayı ve ilim talep etmeyi emretmiştir. Allah Teala şöyle buyurur: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak, 1). Bu ilahi emir, İslam’da ilim ve marifetin yüce makamını göstermektedir. Ancak buna karşılık Kur’an-ı Kerim, öğrendikleriyle amel etmeyenleri defalarca yermiştir. Allah Teala şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazaba sebep olur.” (Saff, 2-3)

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de faydasız ilimden Allah’a sığınarak şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden sana sığınırım.” (Müslim rivayet etmiştir). Bu mübarek dua, ilmin gerçek değerinin, insanın ahlakında, davranışlarında ve hayatında olumlu bir değişiklik meydana getirdiğinde ortaya çıktığını açıklar. Gerçek alim, çok miktarda bilgiye sahip olan değil; ilmi takvaya, güzel ahlaka ve insanlara hizmete vesile olan kimsedir.
Buna karşılık İslam, ilimsiz ameli de kabul etmez. İnsanın, ilim ve basiret sahibi olmadan bir işe girişmesi birçok hata ve sapkınlığa yol açar. Bu nedenle İslam, ilim ile ameli daima birbirine bağlamıştır: İlim, hak yolunu gösterir; amel ise ilmi somut bir gerçekliğe dönüştürür.

Bu alandaki orta yol, Müslümanın daima ilim talep etmesi ve aynı zamanda öğrendiklerini bireysel ve toplumsal hayatında pratik olarak uygulamasıdır. İnsanın ilmi arttıkça, sorumluluk duygusunun, tevazunun ve İslami değerlere bağlılığının da güçlenmesi gerekir.
Bu nedenle İslam, ilim ile ameli ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlamıştır. İlmi amelle, marifeti ahlakla birleştiren toplum, ilerleme, refah ve kalkınma yolunda emin adımlarla yürüyecektir. Bu durum, hanif İslam dinindeki itidal ve orta yolun en güzel tezahürlerinden biridir.

Exit mobile version