Bir Propaganda Canavarının Psikolojik Savaş Taktikleri:
IŞİD hiçbir zaman sadece aşırılıkçı bir grup olmadı. Şiddeti bir sanat biçimine dönüştüren, hesaplı ve teknolojik olarak gelişmiş bir propaganda makinesiydi. Orta Çağ’ın en barbar uygulamalarını modern çağın gelişmiş medya teknikleriyle birleştirerek, terörizmi korkutucu ama bir o kadar da etkileyici ticari bir ürüne dönüştürmek için medyayı silahlandırdı. Örgütün psikolojik savaş taktikleri, küresel medyanın nasıl tehlikeli bir şekilde manipüle edilebileceğine dair rahatsız edici bir örnek teşkil ediyor.
Bu sanrısal ve aşırılıkçı örgüt, İslam kisvesi altında korku aşılamak, algıları çarpıtmak ve savunmasız bireyleri örgüte katmak için bir dizi psikolojik operasyon uyguladı. Aşağıda IŞİD’in propaganda stratejisinin omurgasını oluşturan temel psikolojik savaş taktiklerinin bir analizi yer almaktadır:
1. Cehennem Mesajları İçeren Hollywood Tarzı İçerik Üretimi
IŞİD, profesyonel film yapımcıları kiralayarak ve Hollywood standartlarıyla rekabet eden videolar oluşturmak için gelişmiş ekipmanlar kullanarak yüksek kaliteli medya içeriği üretmeye büyük yatırımlar yaptı. Yapımlarında profesyonel kameralar, koreografili ışıklandırma, kusursuz kurgu, destansı neşidler ve anlatılar gibi sinematik teknikler kullanıldı. Bu unsurlar, şiddetin dehşetini ve gösterisini daha da güçlendirdi. Görsel kalitenin inandırıcılık kattığının farkında olan IŞİD, bunu kullanarak vahşetlerini küresel izleyicilere hem ürkütücü hem de etkileyici bir şekilde sundu.
2. Semboller ve Mitler Oluşturmak
IŞİD, yabancı savaşçılar ve sözde şehidleri etrafında karizmatik mitolojiler inşa etti ve kolayca etkilenebilen gençlere hitap edecek kahramanlık anlatıları oluşturdu. Modern toplumların hâlâ sembollere ve olağanüstü anlatılara özlem duyduğunun farkında olan grup, yeni üyeler kazanmak ve ideolojik etki oluşturmak için ilham verici figürler olarak hizmet edecek dindar savaşçılar ve kendini adeta aziz ilan eden kişilerden oluşan arketipler üretti.
3. Çelişkilerle Oynamak
Grup, bilişsel uyumsuzluk oluşturmak için şefkat ve barbarlık sahnelerini kasıtlı olarak yan yana getirdi. Örneğin, bir savaşçı bir karede şefkatle bir kedi yavrusunu okşarken, bir sonraki karede bir esiri vahşice infaz ederken gösterildi. Bu şok edici çelişkiler tesadüfi değildi; izleyicileri rahatsız etmek, merak uyandırmak ve grubun öngörülemez ve acımasız doğasını pekiştirmek için tasarlanmışlardı.
4. Batı Medyasını İstismar Etmek
IŞİD, sansasyonelliğin küresel haber döngüsünü yönlendirdiğini anlamıştı. Şiddetini, CNN ve BBC gibi büyük yayın organlarından maksimum ilgi görecek şekilde zamanladı ve uyarladı. Operasyonları genellikle manşetlere hakim olacak kadar şok edici, ancak izleyicileri duyarsızlaştıracak kadar aşırı olmayacak şekilde ayarlanmıştı. IŞİD, bunu yaparak küresel medya platformlarını manipüle edip terörünü körükledi. Bazı durumlarda grup, cinayeti bir prova olarak ele aldı ve masum hayatları korkunç bir performansta tek kullanımlık aksesuarlar olarak kullandı.
5. Sahte Bir Aidiyet Duygusu Oluşturmak
IŞİD, kurgusal bir topluluk duygusu oluşturmak için karmaşık dijital kampanyalar başlattı ve duygu yüklü mesajlar kullandı. Gerçek hayatta dışlanmış veya ötekileştirilmiş hisseden, özellikle Avrupa’daki dışlanmış gençler, kendilerini büyük bir şeyin -sözde “Büyük Halifeliğin- parçası olduklarına inandırıldı. Bu aidiyet yanılsaması sayesinde çoğu kişi aldatma, şiddet ve ideolojik manipülasyon üzerine kurulu yıkıcı bir fantezinin içine çekildi.
6. Zaman ve Mekânı Manipüle Etmek
IŞİD, psikolojik etkinin genellikle saldırı gücünden çok zamanlamaya bağlı olduğunu anlamıştı. Erişimi ve etkiyi en üst düzeye çıkarmak için, küresel medyanın yoğun olduğu saatlerde stratejik olarak infaz videoları yayınladı. Medya zamanlamasındaki ustalıkları, tehditleri ve vahşeti psikolojik olarak daha etkili bir şekilde yayınlamalarına, kendilerini her yerde hazır ve her şeye gücü yeten varlıklar olarak göstermelerine olanak sağladı.
7. Korkuyu Kişiselleştirmek
IŞİD, savunmasızlık hissini artırmak için gazetecilere, politikacılara ve kamuya mal olmuş kişilere doğrudan tehditler savurdu. Bu kişisel uyarılar, grubun erişemeyeceği kimsenin olmadığı algısını oluşturdu. Bu taktik, korkuyu genel bir kavramdan, belirli ve acil bir psikolojik tehdide dönüştürdü.
8. Dini Sembollerin Kötüye Kullanımı
IŞİD, suçlarını haksız yere meşrulaştırmak için İslami sembolleri kullandı. İnfaz videoları genellikle Kuran ayetlerinin okunmasıyla başlıyor ve eylemlerinin İlahi bir yaptırımı olduğu izlenimini veriyordu. Grup, vahşetini dini bir dille gizleyerek, izleyicileri İslam’ın bu tür şiddeti hoş gördüğüne inandırmayı amaçlıyordu. Gerçekte ise eylemleri, bu tür aşırılığı açıkça reddeden ve kınayan İslami öğretilerle tamamen çelişiyordu.
9. Güç Yanılsaması Oluşturmak
IŞİD, örgütlü ve yenilmez bir ordu imajı oluşturmak için savaşçılarını ve askeri teçhizatlarını sıralar halinde sergilerdi. Bu imgelerin çoğu, küresel bir izleyici kitlesini korkutmak ve etkilemek amacıyla abartılmış veya uydurulmuştu. Zamanla, güçlerinin azaldığı gerçeği, bu yanılsamaların içi boş olduğunu ortaya çıkardı.
10. Beden Dilini Silahlaştırma
IŞİD, infaz videolarındaki duygusal dinamikleri dikkatlice kurguladı. Failler sakin ve soğukkanlı gösterilirken, kurbanlar gözle görülür bir korkuyla titriyordu. Bu keskin tezat, kasıtlı bir mesaj veriyordu; “Biz baskınız; siz güçsüzsünüz.” Bu, teslimiyeti sağlamak ve direnişi bastırmak için tasarlanmış psikolojik bir taktikti.
Netice olarak IŞİD, medya kampanyasının zirvesindeyken günde yaklaşık 90.000 tweet atıyor ve dijital bağış toplama ve üye toplama yoluyla milyonlarca dolar topluyordu. Ancak bu görünürdeki medya zaferi nihayetinde gerilemesine yol açtı. Grubun vahşeti o kadar aşırı hale geldi ki, en eski destekçileri bile artık buna tahammül edemiyordu.
IŞİD’in propaganda mirası, dijital çağın kritik bir gerçeğini vurguluyor; savaş artık yalnızca silahlarla yürütülmüyor. Günümüzde bir kamera bir toptan daha yıkıcı, bir hashtag ise bir makineli tüfekten daha ölümcül olabilir. Bu yeni çağda,i zihinlerin savaş alanı, kara savaş alanı kadar belirleyici hale gelmiştir.
















































