Afganistan, tarihi boyunca daima emek, sabır ve çalışmanın toprağı olmuştur. Maalesef ülkemiz, farklı devletlerin tekrarlanan işgalleri ve saldırıları nedeniyle her açıdan ciddi zararlara uğradı. Diğer alanların yanı sıra sanayi de büyük ölçüde zarar gördü. Ancak ne mutlu ki ülke şimdi nefes almaya başlıyor ve vatandaşlarının ihtiyaçlarını kendi kollarının gücüyle karşılayabileceği, diğer ülkelere bağımlılık yerine yerli sanayiyi güçlendirebileceği bir konumda duruyor. Yerli sanayi, ekonomimizin güçlü bir dayanağı haline gelebilir ve gelecekteki istikrarın temeli olarak rol oynayabilir.
İslam, çalışmayı, kazanmayı ve üretimi destekleyen bir dindir. İslam şeriatında helal rızık, Müslüman için bir ibadettir. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), başkalarına muhtaç olmak yerine emeği ve çalışmasıyla rızkını kazanan eli övmüştür. Yerli sanayi, bu ilkenin pratik tezahürüdür; çünkü insanlara helal iş imkanları sağlar, işsizliği azaltır ve toplumu bağımlılıktan kurtarır.
Yerli sanayinin değeri sadece ekonomik yönle sınırlı değildir; aynı zamanda sosyal düzen ve sorumluluğun bir ifadesidir. İslami düşüncede, insanların onurunu korumak için ümmet, mümkün olduğunca kendi kabiliyet ve enerjileriyle ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Bir ülkede üretim verimli olduğunda, insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için zorluklarla yüzleşmek zorunda kalmazlar ve bu, takdire şayan bir durumdur.
Afganistan ile Pakistan arasındaki hayali hat boyunca ticaret kapılarının kapanması deneyimi, bize, yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Eğer ülkemizde yerli sanayi olmasaydı ve liderlerimiz kendilerinden öncekiler gibi atalet halinde kalıp diğer ülkelerle zamanında ticari iletişime geçmeseydi; piyasaların istikrarı ve temel malların temini çok daha büyük sorunlarla karşılaşabilirdi. Bu deneyim, dış ithalata bağımlılığın tek başına sürdürülebilir bir çözüm olmadığının açık bir kanıtıdır.
Yerli sanayi, gençlere iş imkanları sağlar ve onurlu bir yaşam için yol açar. Fitne, işsizlik ve ihtiyaç kapılarını açmak yerine helal çalışma kapılarını açık tutmak, toplumun büyük bir sorumluluğudur. Her fabrika, her üretim merkezi bu hayır ve faydanın bir kaynağıdır.
Afganistan, yerli sanayi için büyük fırsatlar sunan benzersiz, eşsiz doğal zenginliklere sahiptir. Gerekli sanayiler için gereken hammaddeler, ülke içinde kolaylıkla elde edilebiliyor. Eğer bu kaynaklar yerli sanayiyi geliştirmek için kullanılırsa ülkenin ekonomisi daha güçlü hale gelir ve ulusal gelirin bir kaynağına dönüşür. Bu yolda ilerleyen her zanaatkar, aslında kendi ülkesinin geleceğini inşa etmekte ortaktır.
Eğer yerli sanayimizi güçlendirir ve üretim kapasitesini artırırsak sadece yerel ihtiyaçları karşılamakla kalmaz aynı zamanda değerli mallarımızı ihracat yoluyla dünyaya sunabiliriz. Bu, milli ekonomiyi güçlendirmenin, insanların yaşam standartlarını iyileştirmenin, yatırımı genişletmenin ve milli geliri artırmanın bir kaynağına dönüşecektir. Fabrikalarımız ve üretim merkezlerimiz yüksek kaliteli ürünler sunduğunda yabancı ülkelerin güveni ve ticari ilişkiler güçlenir ve bu da ülkenin siyasi ilişkilerini doğrudan olumlu etkileyecektir.
Afganistan İslam Emirliği liderlerinin sanayiyi geliştirmek için ciddi ve benzeri görülmemiş çabalar sarf ettiğine dikkat çekmek gerekir. Kolaylıklar sağlamak, yatırımı teşvik etmek ve yerli üretimi desteklemek, insanların yaşamını iyileştirmek için atılan adımlar arasındadır.
Sonuç olarak söylenebilir ki yerli sanayi, Afganistan için sadece ekonomik bir ihtiyaç değil aynı zamanda şer’i ve milli bir sorumluluktur. Son deneyimler bize, yerli üretimi güçlendirmenin izzet ve istikrarın tek yolu olduğunu öğretmiştir. Hepimiz, her biri kendi imkanı ölçüsünde yerli üretimi destekleyelim, sanayicilerimizi teşvik edelim ve ekonomisi helal çalışmaya dayalı, geleceği aydınlık bir toplum inşasına katılalım.
















































