DAEŞ: İslam Düşmanlarının Elinde Bir Araç

Yazan: Selman

Son yıllarda, DAEŞ Haricilerinin fitne dolu grubu, İslam dünyasında en yıkıcı aşırı hareketlerden biri olarak ortaya çıkmıştır. Dinin çarpıtılmış yorumları ve aşırı ideolojisi nedeniyle bu grup, sadece İslam’ın mukaddes ilkeleri ve değerleriyle çatışmakla kalmamış, pratikte İslam düşmanlarının hedeflerini uygulamak için bir araç haline de gelmiş durumda.

Son zamanlarda, bu grubun, hiçbir şüphe veya tereddüt olmaksızın, İslam düşmanlarının projelerinin uygulayıcısı olarak hizmet ettiği ve aynı masadan finanse edildiği herkes tarafından netleşti. Bu projelerden biri, salih alimlerin ve kafir hükümetlere muhalefet eden din alimlerinin şehit edilmesidir.
Bu grup, tağuti güçlerin desteğiyle, birkaç yıldır tüm çabalarını, özellikle Afganistan ve Pakistan bölgelerinde gerçek alimleri ortadan kaldırmaya yoğunlaştırdı, çünkü şu anda Pakistan ve hükümeti, kendilerinin tek sığınağı ve güvenli limanı olarak kabul ediliyor.

Bu fitne dolu grup, Pakistan hükümetiyle koordinasyon içinde olmasına rağmen, din alimlerinin şehadetinin sorumluluğunu üstlenmekte ve Pakistan rejimi için hakaret edici ve aşağılayıcı isimler kullanmakta ancak güneş iki parmakla gizlenemez. İddiaları doğru olsaydı, bu kadar uzun bir süre içinde o rejimin tek bir askerini bile hedef alamazlar mıydı? Özellikle bunu yapmak, onlar için hiç de zor olmadığı halde.
Mevlana İdris’in (rahimehullah) şehadet sahnelerini gösteren videolar, bu grubun ve Pakistan rejiminin planlarının ve komplolarının paralel olduğu gerçeğini açıkça ortaya koyuyor; çünkü güpegündüz ve şehrin ortasında, birkaç silahlı adam, hiçbir korku veya tereddüt duymadan Mevlana İdris’i (rahimehullah) şehit etti ve ardından bölgeden ayrıldı.

Tüm bu sahneler, bu programların tasarımının kafir hükümetler tarafından yapıldığını ve uygulamalarının bu cahil ve Harici grubun omuzlarına verildiğini gösteriyor.
Bu eylemler nedeniyle, İslam düşmanlarına, bu grubun eylemlerini kullanarak İslam’ı karalamak ve Müslüman ülkelere müdahalelerini meşrulaştırmak için bir fırsat verilmiş durumda. Alimler peygamberlerin varisleri iken ve topluma rehberlik etme ve İslami öğretileri doğru bir şekilde aktarmada temel bir rol oynarken bu grup, onlara suikast düzenleyerek itidal ve hakikat sesini susturmayı amaçlamaktadır.
Bu nedenle, alimlerin ortadan kaldırılması, dini bilincin zayıflatılması ve toplumda cehalet ile aşırılığın yayılmasının yolunu açmak anlamına gelmektedir.

Ayrıca, alimlerin şehadeti, İslam Ümmeti için sadece büyük bir kayıp olmakla kalmıyor, aynı zamanda bu grubun gerçek yüzünü de ortaya çıkarıyor; çünkü dış düşmanlarla yüzleşmek yerine, Ümmet’in iç fikri ve ıslahçı güçlerini hedef alıyorlar.

Bu eylemler, DAEŞ’in İslam Ümmeti’nin iç yıkımına yönelik adımlar attığını açıkça göstermektedir.
Sonuç olarak, DAEŞ’in eylemleri aracılığıyla etkili bir şekilde “İslam düşmanlarının elinde bir araç” haline geldiği söylenebilir. Bu olguyla yüzleşmek, fikri farkındalık, İslam’ın mukaddes öğretilerine sımsıkı sarılmak ve de alimler ve akademik kurumları desteklemeyi gerektirir; böylece İslam toplumu bu tür sapkın akımlara karşı durabilir ve de itidal ve haysiyet yolunu koruyabilir.

Exit mobile version