Yazan: Sacid
Komşu ülkeler, Pakistan’ın kötü şöhretli rejiminden uzun yıllar boyunca, onun ikiyüzlülüğü, fitne tohumları ekmesi ve diğer yıkıcı politikaları nedeniyle acı çekti. Görünen o ki bu rejim, temelini haset, ikiyüzlülük ve de İslam ve Müslümanlara düşmanlık üzerine inşa etmiştir. Dünya, bu rejimin işlediği eylemleri ve izlediği politikaları çok iyi bilmektedir; çünkü o, yabancı efendilerinin taleplerini yerine getirmekten geri durmamış, mukaddes İslam’ı, hakikat peşindeki alimleri ve İslami değerleri bastırmak için her türlü komployu ve girişimi uygulamıştır.
Pakistan rejimi, bölgenin, özellikle de Afganistan’ın istikrarını bozmak, fitne tohumları ekmek ve ülkeyi geri kalmışlık ve marjinalleşme içinde tutmak için yüzlerce komplo kurmuş ve uygulamıştır. Artık Afganistan egemen bir İslami düzene, birleşik bir liderliğe ve ülke halkları arasında birliği güçlendiren bir yönteme sahip olunca bu rejim, Afgan halkının güvenliğine, huzuruna ve refahına daha fazla dayanamaz hale gelmiş durumda. Afgan zaferlerinin başlangıcından bugüne kadar, bu ülkeye karşı çeşitli bahaneler ve ardışık komplolarla düşmanca saldırılar başlatmaktan geri durmamıştır.
Bu İslam nizamını devirmek için, önce Batılı ve kafir çevrelerle işbirliği içinde DAEŞ Haricileri projesine tam mali destek ve eğitim sağladı. Ancak Allah’ın lütfu ve yardımı sayesinde bu uğursuz komplo başarısızlık ve pişmanlığa dönüştü. Çünkü ne daha önce hiçbir Afgan, Haricilerin inanç ve fikirlerini onayladı, ne de bugün onaylamaktadır!
Şimdi ise bu rejim, planlarının başarısızlığa uğraması ve hayal kırıklığı yaşamasının ardından başka bir yol deniyor. Afgan halkı nezdinde deneyimlenmiş olanları kullanmaya çalışmakta, ancak Afganların bu kölelerin tarihini, eylemlerini ve özelliklerini çok iyi bildikleri gerçeğini göz ardı etmektedir. Bu paralı askerlerin zulümleri, bu vatanın evlatlarının hafızasında halen tazedir. Afgan halkı, bu adamların efendilerini memnun etmek için bu halka karşı her türlü zulüm ve baskıyı yapmaktan çekinmedikleri, tüm çabalarının ve amaçlarının efendilerinin taleplerini karşılamak, kendi şehvetlerini, zevklerini ve arzularını tatmin etmek olduğu o günleri unutmamıştır.
Şimdi bu bozuk rejim, bu tür insanlar aracılığıyla bu halkın güvenliğini ve huzurunu elinden almak istiyor, ancak bunlar basiretsiz kimseler. Ve bu yolun sonu başarısızlık ve yıkımdır. Ayrıca, son onlarca yılda uluslararası deneyimler, kısa vadeli siyasi ve güvenlik hedeflerine ulaşmak için gayri resmi ve yasadışı silahlı grupları kullanmanın uzun vadede vahim ve kötü sonuçlara yol açtığını kanıtlamış durumda. Devletler veya çeşitli aktörler, siyasi ve meşru çözümler yerine silahlı gruplara ne kadar güvenirse emniyetsizlik, güven kaybı ve istikrarsızlık seviyeleri o kadar artar.
Bu tür silahlı grupların resmi hükümet yapısı dışında varlığı ve faaliyetleri, güvenlik durumunu kontrol etmeyi zorlaştırır, şiddet, göç, sivillerin zarar görmesi ve bölgesel işbirliğinin zayıflaması için zemin hazırlar. Dünyanın çeşitli ülkelerinin deneyimleri, bu tür gruplarla işbirliğinin sonunda bu destekçilerin kendilerine zarar verdiğini göstermiştir.
Diğer yandan, halklar ve toplumlar arasında nefreti, güvensizliği ve çatışmaları artıran her politika, ciddi toplumsal sonuçlar doğurur. Halklar arasında barışçıl birlikte yaşama ve karşılıklı saygı, her toplumun istikrarının temelidir ve bu değerleri zayıflatan her eylem, kalkınma ve güvenlik sürecini ciddi bir tehlikeye maruz bırakır.
Bu vekil gruplar ve bozguncu gruplarla bağlantılı olanlar, Afgan halkının desteğini asla kazanmamıştır. Mukaddes İslam nizamı ise bu kölelerden ve paralı askerlerden asla korkmuyor; onları ortadan kaldırmak, onun için hamurdan kıl çekmekten daha kolaydır. Bu paralı askerler, yirmi yıllık işgal boyunca, dünyadaki kırktan fazla kafir ülkenin tüm desteğine rağmen, İslam Emirliği’nin mücahitleriyle yüzleşme gücüne sahip değillerdi. Bugün de Allah Teala’nın yardımıyla, onların kaderi dünyada ve ahirette zillet ve yıkım olacaktır.
Son olarak, bu rejimin halen kötü alışkanlığından ve uğursuz hedeflerinden vazgeçip Afganların gururunu daha fazla sınamaması için bir fırsatı bulunmaktadır. Onun için en iyisi, bir kez daha bu halkın tarihini dikkatle inceleyip ibret almasıdır.
