Yazan: Refik
Savaşların ve acıların üzerinden geçen on yıllardan sonra Afganlar barışın ve refahın tadını hissetmeye başladı; ancak tarihi düşmanlar bu istikrara zarar vermek için son yöntemlerini halen denemekte. Afgan halkı, inancından hareketle komşularına karşı en vefalı, en samimi, en cömert ve en merhametli halktır. Bu nitelikleri Pakistan rejimi uzun süre istismar etmiş, Afganların sabrını zayıflık ve saflık olarak görmüştür; oysa bu sabır gerçekte onların ahlak soyluluğundan kaynaklanmaktadır.
Pakistan rejiminin şu sırada sabotaj ve güvenliği sarsma gruplarıyla işbirliği yapması, onları eğitmesi ve örgütlemesi, Afganlara karşı iyi niyetinin bulunmadığının kesin bir kanıtıdır; dahası bu rejim Afganistan’a hiçbir zaman iyilik beslememiştir. Pakistan topraklarında ve sınır bölgelerinde yürütülen son soruşturmalar ve operasyonlar, fesat ve fitne cephelerinin kendi özel gündemlerine hizmet etmek üzere bu rejimden mali ve fikri destek aldığını kanıtlamıştır; rejim, bunlar aracılığıyla uluslararası istihbarat çevreleri nezdinde kazanımlar elde etmeyi ve yine bunlar aracılığıyla boğucu ekonomik krizlerinden çıkmayı amaçlamaktadır. Ancak son operasyonlar bu şüpheli çevreleri ezmiş, planları bir kazanç olmak yerine kendi aleyhlerine bir vebale dönüşmüştür.
Hak İslam nizamında hiçbir bozguncu unsurun büyümesine veya varlığını sürdürmesine izin verilmiyor. Biz bugün bu yıkıcı grupların ve efendilerinin topraklarımızda kaos yaymasına izin vermiyoruz. Aksine azmimiz ve uyanıklığımız sayesinde fesat ve kötülük kamplarının köklerini güçlenmeden önce söküp atma sorumluluğuna ve gücüne sahibiz.
Hitabımızı ortak inanç ve kültür bağlarından hareketle Pakistanlı Müslüman halka ve onların siyasetçilerine yeniden yöneltiyoruz: Afganistan’ın ve bugünkü yönetiminin otuz yıl önceki gibi olduğunu sanmayın; aksi takdirde işbirlikçi bir rejimin alçak hedeflerinin kurbanı olursunuz. “Afganistan İslam Emirliği”, hikmetli siyasetiyle bugün, yurt içinde veya yurt dışında halkımızı ve yönetimimizi hedef alan yıkıcı unsurları kesin ve ezici darbelerle ezme gücüne sahip; bunu kısa bir süre içinde size ve dünyaya kanıtladık.
Her türlü kötülük ve fesatla mücadeledeki kararlılık ve ciddiyet, batıl unsurların devam etmesine veya örgütlenmesine asla izin vermeyen Emirlik istihbarat birimlerinin politikasıdır. Bu politikayı, fesadın tekrarlanmasını engellemeye yönelik “önleyici bir saldırı” olarak değerlendirin; bu yalnızca bir meşru müdafaa değil; zira bu, Emirliğin tahribatın köklerini söküp atma azminin somutlaşmış halidir.

















































