Seyfeddin Vezirval
Amerika’nın Afganistan’daki askeri varlığının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Washington, Ortadoğu’daki nüfuzunu korumaya çalıştı ve askeri varlık deneyimi ona büyük sonuçlar getirmemiş olsa da askeri nüfuz yerine siyasi ve istihbari nüfuzunu güçlendirmeye yöneldi. Bu bağlamda, bölgede istikrarsızlık oluşturmayı hedefleyen yeni bir stratejik proje başlattı. Bu planın uygulanmasını, çizilen programa göre, Pakistan’daki askeri kurum içindeki özel bir çevreye havale etti.
Pakistan’ın Afganistan’a yönelik gerçekleştirdiği yasa dışı sızmalar ve saldırılar, Pakistan Taliban Hareketi (TTP) yüzünden değildir; bu hareket kendi toprakları içinde faaliyet gösteriyor ve kendince meşru gördüğü haklarını talep ediyor. Bilakis, bu yasa dışı tecavüzler, Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni görevinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu görevin uygulanması, bölgede istikrarsızlık oluşturmak ve Washington’un askeri deneyimi sırasında ulaşamadığı hedeflere şimdi istihbari varlık ve o grubun desteğiyle ulaşmaya çalışmak amacıyla Pakistan askeri kurumundaki özel bir kesime verilmiştir.
Bu bağlamda bazı kaynaklar Asım Munir’in bu görevin başlangıcından itibaren Donald Trump ile görüşmek ve görevi müzakere etmek üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne birkaç ziyaret gerçekleştirdiğini; ayrıca Şahbaz Şerif’in de Trump’ı takdir etmek ve bu projenin uygulanmasına ilişkin taahhütlerde bulunmak üzere Amerika’ya birden fazla ziyaret yaptığını belirtmektedir.
Bazı Pakistan medya organları, Pakistan’ın Afganistan’a karşı yasa dışı saldırılarını, Şerif ve Ordu Komutanı’nın Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptıkları ziyaretler sırasında talimat aldıkları bir zamanda gerçekleştirdiğine işaret ediyor. Trump’ın Pakistan askeri güçlerini övmesi, onların görevlerini gerektiği gibi yerine getirdiklerini ve çizilen plana göre ilerlediklerini teyit eder niteliktedir.
O özel çevrenin kararları ve kötü politikaları sonucunda iki taraf arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi. Bu esnada, Afganistan’daki İslami güçler meşru haklarını savunma yolunda kutsal hedeflerine doğru ilerlemeye devam ederken Pakistan askeri kurumundaki o özel çevre ise tam tersine Amerikan görevini yerine getirmekte ve kendi halkını ABD çıkarları uğruna feda etmektedir.
Ayrıca, Amerikan ve İsrail istihbarat heyetinin İslamabad’a yaptığı son ziyaret sırasında Asım Munir’in onlara, İran’a yönelik Amerikan-İsrail saldırısında işbirliği yapacağına dair güvence verdiği ve gerektiğinde Pakistan ordusunun Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin harem bölgelerini ve bazı önemli hava üslerini Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in kullanımına sunacağı yönünde raporlar da gelmiş durumda.















































