Eyyub Halil
Afganistan, tarihi boyunca birçok zor ve acı dönemden geçmiştir. Ancak bağımsızlık gününün anısı bize, devletlerin geleceğinin aynı zamanda halkların iradesine, bilincine, tedbirine ve sorumluluğuna da bağlı olduğu gerçeğini hatırlatır. Afganistan, her zalime, zorbaya ve işgalciye karşı topyekün direniş gösteren bir ülkedir.
Afganistan, tarihin dönüm noktalarında ve dalgalı süreçlerinde her sömürgecinin gücünü kırmıştır.
Cengiz Han dünyayı kasıp kavurmuştu ama Afganistan’da onu paramparça ettiler. İngilizler, Ruslar ve NATO güçleri de aynı akıbete uğradı. Yenilgilerinin ardından ittifakları dağıldı, bölündü ve kendi aralarında çatışmalara girdiler. Bugün şahit olduğumuz manzara da budur; Afganistan ise başını dik tutarak direnmekte ve de tarihsel bağımsızlığını ve zafer günlerini coşku ve gururla kutlamaktadır.
Bu nedenle denir ki Allah Teala bir kavme gazap edeceği zaman onları Afganlarla vuruyor. Tarihi rivayetlerde, Yakut el-Hamevi’nin (ö. 626 h.) Mu’cemü’l-Büldân adlı eserinde Şerik b. Abdullah’tan naklettiğine göre o şöyle demiştir:
“Şerik b. Abdullah’tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Horasan, Allah’ın ok kılıfıdır; bir kavme gazap ettiğinde onlarla ondan atar.”
Tarihin Sayfalarından 28 Esed
28 Esed ve 107. yıl dönümü, Afganistan’ın yakın tarihindeki önemli ve şanlı günlerden biridir ve ülkenin siyasi bağımsızlığını yeniden kazanma tarihsel süreciyle bağlantılıdır. Bu gün, H.Ş. 1298, Miladi 19 Ağustos 1919 tarihine denk gelir ve Afganistan’ın Bağımsızlık Günü olarak kutlanır.
19. yüzyıl boyunca Afganistan, İngiliz Hindistanı ile Çarlık Rusya’sı arasındaki büyük rekabetin tam ortasında yer alıyordu. İngiliz nüfuzunun Afganistan’ın dış ilişkilerine müdahalesi, ülkenin tam siyasi egemenliği ve dış politikasının bağımsızlığı meselesini Afgan halkı için temel meselelerden biri haline getirmişti.
1919’da, Üçüncü Afgan-İngiliz Savaşı’nın patlak vermesiyle Afganistan’ın bağımsızlık meselesi yeni bir aşamaya girdi. Kral Emanullah Han, saltanatının başlangıcından itibaren Afganistan’ın tam siyasi bağımsızlığı meselesine özel bir önem verdi. Hükümdarlığının ilk aylarında, Afganistan ile İngiliz Hindistanı arasındaki anlaşmazlık savaşa dönüştü, ancak daha sonra müzakere yolu açıldı.
Afgan Halkına Bir Mesaj
28 Esed, sadece tarihi bir olayı anmaktan ibaret olmamalıdır. Bağımsızlık, özünde İslam ümmetinin siyasi iradesi, milli egemenliği ve geleceği hakkında bağımsız kararlar alma hakkı anlamına gelir.
Bir ülke, İslami ve milli değerleri ile milli meseleler hakkındaki kararlarını halkının çıkarlarına, İslami ve milli değerlerine göre aldığında; dış baskılara karşı İslami ve milli bir bağımsız duruş sergilediğinde; halkının refahı, güvenliği ve ilerlemesi için İslami iradesini güçlendirdiğinde bağımsızlık ruhuna yaklaşır.
İşte bu nedenle 28 Esed, tarihi okumanın yanı sıra, geleceğe karşı sorumluluk duygusunu da canlandırır. Afganistan tarihi bize, egemenliğin sadece sloganlarla korunamayacağını, ilim, birlik, sorumluluk bilinci, ekonomik gücün artırılması ve devlet kurumlarının güçlendirilmesiyle devam edebileceğini öğretir.
Bugün Afganlar 28 Esed’i anarken bu günün temel mesajı sadece tarihi geçmişle gurur duymak olmamalı, aynı zamanda geleceğe karşı bir sorumluluk da olmalıdır. Bağımsızlığa gerçek saygı, yeni neslin kendi tarihini bilmesi, geçmişin deneyimlerinden ders alması, ülkenin İslami değerleri ve milli çıkarları üzerine derinlemesine düşünmesi ve Afganistan’ın ilmi, ekonomik, kültürel ve toplumsal kalkınmasına katkıda bulunmasıyla mümkündür.
Bu günün en önemli mesajı, bağımsızlığın sadece tarihte kutlanmaması, aynı zamanda sorumluluk üstlenerek ve ülkenin geleceğini inşa etmeye katkı sağlayarak canlı tutulması gerektiğidir.
Allah Teala’ya, 28 Esed vesilesiyle mücahid Afgan halkının fedakarlıklarını, şehitlerini ve gazilerini ve katlandıkları tüm zorlukları yüce huzurunda kabul buyurmasını niyaz ederiz.
